#alinti
" Casuslukta üç temel emir vardır:
1. Asla yakalanma .
2. Yakalanırsan seni inkâr edeceğimizi bil .
3. İlk iki emirle ilgili başına bir iş gelmezse , başka emirlere ihtiyacın yoktur. "
Bazı kahramanların isimleri ya da kimlikleri bilinmez . Kurt gibi egitilip kendini belli etmeyecek ve göz , kulak , el , ayak bir nevi nefes olacak , gölge gibi gezinip kendisini feda edecek ama aldığı görevi hakkı ile yapıp ülkesinde onurlu bir vatandaş olacaktır. Kurt Gölgesi operasyonunda Rüstem bir Türk Casusu olarak karşımıza çıkıyor.
Casusluk eğitimi alıp , kendini ülkesi ve verilen görevi yerine getirmeye adasa da o da bir insan ki duyguları ve vicdani ile mücadele verirken buluyoruz kendisini.
Bulgaristan 'daki gizli tutulan askeri tesislerin fotoğraflarını çekip bunları ulaştırması görevi veriliyor. Kendisini açığa çıkartmamak için yeni verilen mesleği bir taraftan ustaca icra ediyor bir taraftan da haber kaynaklarından aldığı talimatları adım adım yerine getiriyor. Bu aşama da ayağını bile bile kırıp acı çekmeyi bile göze alıyor Rüstem .
Gittiği Bulgaristan şehirlerinde hem araştırma yapıp hemde ona sunulan gizli fotoğraf makinesiyle görevi tamamlamaya çalışırken her şey aldığı eğitimler sayesinde gitmiyor. Karşılaştığı zor durumlardan kendi kıvrak zekası ile kurtulmaya çalışsa da bir cinayete , öldürülen birine şahit olmaya ve yakalanma korkusunu an ve an yaşadıkça, sizlerde okurken heyecana kapılıyorsunuz.
Bir casusluk hikayesi ele almak doğru değil ki yazarımız 1900 yılların Osmanlı , Bulgar , Türk sınırlarının durumlarını , yaşanılan savaşların halkın sürgün gitmesi ve yaşadıkları zorlukları . Çetelerin köy halkına zulüm etmesi , kızlara tecavüz edilmeleri ve alınan rüşvet , işlenen suçların örtbas edilmesini kurgusunda yer vermiş ki tarihi yakın roman