Örneğin bir "Tan Olay"ını karşılıklı oturup sakin sakin, bütün doğruları ve yanlışları tarta biçe değerlendirmeleri, birbirini böylece çoğaltmaları için ne eksikti? Eksik olanları ortaya çıkarmak ve değerlendirmek için neden ille yabancı bir ülkede bulunmak gerekiyordu. Mantık kitaplarında onlar da düşünme yöntemlerini, doğruyu saptama yöntemlerini öğrenmişlerdi...
Alain'in öyle büyük bir doğallıkla kendini kucaklayıvermesi Aysel'i hiç irkiltmedi. Tek düşünce: Alain'le arkadaş olmam ne güzel. Gözleri kollarını, bacaklarını yemiyordu. Gözleri "Sen bir şey anlamazsın" da demiyordu. Alain oysa henüz yirmi yaşında. Neden kendi ülkesinin gençleri de böyle değillerdi.
Uzun yıllar kendini yetersiz hissetmiş ben,
Sana kendimi kolayca açamayacaktır...
Bütün gücümle tutunacağım maskelerime,
Ne kadar sokulursan yakınıma,
O denli şiddetle geri iteceğim seni.
Kim olduğumu merak ediyor musun?
Hiç merak etme...
Ben çevrendeki her erkek
ve her kadınım...
Maske takan her insanım.
Onlar;
Gösterişte kullanabileceğim,
Parlatılmış yüzlerim
Beni korur bakan gözlerden...
Beni olduğum gibi kabul edecek,
Sevecek bakışlar bulamazsam
Solacak, kuruyacak gerçek ben...
Ve ben bunu biliyorum..
Beni kendi maskelerimden kurtaracak,
Kurduğum hapishaneden kaçıracak,
Diktiğim engellerden aşıracak,
Beni seven; beni anlayan
Bakışlar olacak...
Bana sen değerlisin diyecek,
Maskesizken daha bir insansın