Tercüman-ı Hakikat’in bir nüshasında “Halkımız ile Hasbıhal” ve Vakit gazetesinin 2082 numaralı nüshasında, “Bir Terakki Perver” başlıklı makalelerden dolayı gazete sahiplerinin, bu tür yayınlar yapmamaları için uyarılması istenmiştir.¹⁶⁵ Yine Sadaret’ten Dahiliye Nezareti’ne gönderilen 30 Temmuz 1882 tarihli yazıda, gazetelerin Mısır hakkında verdikleri haberler halkı heyecana getireceğinden, bu tür yayınlar yapmamaları için gazete sahiplerine ve müdürlerine gerekli uyarıların yapılması istenmiştir.¹⁶⁶ İlginçtir ki bu uyarılar etkili olmamasına rağmen kapatma yoluna gidilmemiştir. Sadaret’ten Dahiliye Nezareti’ne gönderilen 17 Ağustos 1882 tarihli yazıda, tüm uyarılara rağmen Mısır meselesi hakkında Vakit gazetesinde uygun olmayan yazıların çıktığı, ertesi gün çıkacak gazetelerde de benzer haberlerin çıkmaması için gazetelerin uyarılması gerektiği belirtilmektedir.¹⁶⁷ Sadaret’in bu uyarısından hemen sonra Tercüman-ı Hakikat gazetesinin 24 Ağustos 1882 tarihli nüshasının ilk sayfasında yer alan “ihtârât-ı resmiyye” başlıklı yazıda, gazetelere neşriyat-ı muzırra da bulunmamaları için sürekli uyarılar yapıldığı halde buna dikkat edilmediği, özellikle sorumluluğu üzerinden atmak isteyen gazete sahiplerinin yabancı gazetelerden alıntı yaptıklarını ileri sürdükleri anlatılmaktadır. Yazının son bölümünde ise bundan sonra yabancı gazetelerden alıntı yaparken, hükümete yönelik muzır makale ve haberlere yer verilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır.¹⁶⁸
Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi Vakit gazetesinin, en çok uyarı alan gazetelerden biri olduğu dikkati çekmektedir. Gazete Fransızlar aleyhinde yaptığı yayınların kötü tesirleri yapabileceğinden, bu tür yayınlar yapmaması için uyarılmıştır.