Abdülkadir ve kardeşleri asker olmasını askerdi, ancak askerlikle irtibatları tamamen şekli ve sembolik olup terfileriyle ilgili muameleler komutanları tarafından Değil Padişah babalarınca yapılırdı. Nitekim Abdülkadir ile Ahmet'in üsteğmenlik rütbesinde yeterince dirsek çürüttüklerini düşünen 2. Abdülhamit Serasker Rıza Paşa'ya gönderdiği 21 Şubat 1898 tarihli bir iradeyle rütbelerinin yüzbaşılığa yükseltilerek işlemlerin Buna göre yürütülmesini ister.
2. Meşrutiyet'in ilanı ve ardından sonra..Hüseyin Hilmi Paşa hükümetinin yaptığı düzenlemeler kapsamında iki yerden maaş alanlara maaşlarından birini tercih ederek diğerinden vazgeçme zorunluluğu getirildiği için şehzadenin hem askeriyeden hem de maliye hazinesinden maaş alamayacağı anlaşılır. ASKERİ kayıtlarda geçen "Ertuğrul Alayı jurnalinde misafir Şehzade kolağası devletlü necabetli Abdülkadir" şeklindeki tanımlama, Şehzadelerin askeriyedeki gıyabi ve göstermelik pozisyon ve durumlarını güzel bir biçimde ortaya koyar.
Sarayın Abdülkadir ve diğer Şehzadeler için kışlık elbise fanila ve çorap gibi hazır giyim eşyası satın aldığı mağazalardan biri Beyoğlu'nda O dönemlerde hayli meşhur olup Paris ve Londra merkezli olarak faaliyet gösteren ve Konfeksiyon ve fantezi eşyaları satan Macar uyruklu Albert Kun mağazasıydı.
Yaşı Büyüdükçe daha Başına buyruk olan Abdulkadir'in dışarıdan satın aldırdığı eşyalarda daha savurgan davranmaya başladığı görülür. Nitekim satın aldırdığı eşyaların sarayda incelenen hesapları fahiş bulunduğu için satıcılarla görüşülerek fiyatlarda indirimler yapıldıktan sonra ortaya çıkan bedellerinin şehzadenin ödenemeyip içerde kalmış olan maaş alacaklarından düşürülmesi kararlaştırılır...
Bununla birlikte Şehzade'nin durumunun Bu anlamda özel olmadığının ve genelde Hanedan erkek ve kadın üyelerinin aynı durumda ve piyasa şartlarına kopuk bir biçimde yaşadığının ifade edilmesi gerekir.