Tarihkitapperver

Tarihkitapperver

, bir kitap okudu
6/10
·224 syf.·
2024 10. kitabı
Reklam
Tarihi şahsiyetlerin anılarını nasıl okumalıyız?
Puan vermedi·184 syf.··
2024 9. kitabı
Saltanatın kaldırılmasıyla Vahdettin'le yurt dışına çıkan heyette yer alan Tütüncüsü Şükrü Bey'in anılarını maalesef doğruluğunu karşılaştıracak pek anı yok. Vahdettin'in yanında bulunan diğer çalışanlari anılarını yazmadıkları için tek kaynak olarak yazılanlara her zaman şüpheyle yaklasilmali.. Şükrü bey İstanbuldan ayrılması önce Malta sonra Mısır en sonda San Rameo yerleşmeleri İstanbul'un işgal yıllarındaki komutan Charles Harington anılarıyla benzerlik gösterir. Ama kitapta yer yer birden fazla yanlislar bulunmakta. Bunu sebebi anılarını ilerleyen bir yaşta yazdığı için unutmalara bağlı olarak verilebilir. Anılardan yanlışlara gelecek olursak. 1. Vahdettin hiç bir kızını Hintli bir Müslümanla evlendirmemistir. Kitapta oğlu Ertuğrul'un Hindistana gönderilmesi olayı doğru değildir. Doğru ise ablası Sabiha Sultan'in yanına Fransa ve sonra birlikte Mısıra gitmiş olmaları. 2.Mediha Sultanın öz oğlu Sami Beyi üvey oğlu olarak hatırlamıştır. 3. Vahdettin'in kardeşleri arasındaki gençlik anılarından bahsederken Abdülhamit'in kendilerine hiç katılmadığını aksettirmiştir. Ama Abdülhamit'in ve Sultan Reşad'ın kendi anılarında kardeşlerin eğlencesine sürekli katıldıklarını aktarırlar. Bir yerde saz müziğinden hoşlandığını söylede son dönem padişah ve şehzadeler özellikle Batı müziği piyano keman tercih ediyor burada da yanlış aktarım söz konusu. 4. Vahdettin'in kardeşler arasında içki içtiklerinden bahsederken Sultan Reşad'ın içkiyi hiç bırakmadığı izlemini vermiş. Oysa özel yaşamı olarak Reşad hakkında daha somut deliller var.(lutfi simavi-halid ziya-safiye unuvar) Ortak görüşlerin Reşad'ı mevlevi dinine düşkün olarak verirler. 5. Sultan Reşad'ın ölüm sebebini bunama olarak aktarsada bu da gerçek bilgiden uzaktır. Yaşlılığa bağlı kalp yetmezliğinden ölmüştür. Anıları
Tarih
Saraydaki Kayserili-Şükrü BeyMuzaffer Şahin · Pelikan Yayınları · 20125 okunma
Tarihi nasıl okumalı, anıları nasıl değerlendirmeliyiz?
10/10
·160 syf.··
2024 7. kitabı
Bu ülke de 85 milyon Tarihçi var. Hiçbir şey bilmesekte tarih konusunda her şeyi biliyoruz. Daha doğrusu bilmediğimizi zannediyoruz. Yıllardır Çanakkale ajitasyonlara uğramış bir cephedir. Savaş planlarının bile evliyalara, rüyalara atfedildigi, 15 yasinda cocuklarin savasmaya götürüldüğü propaganda söylemleri halki gerçeklikten uzaklaştirmış ve şehitlerin Aziz hatırasına hakaretten başta bir şeye yaramamıştır. Yıllardır belgesellerde, filmlerde romanlarda hatta sözde tarihçilerin anlatilarinda bile Türk askerini aç savastiran, "üzüm hoşafı" güzellemesinden öteye geçememiştir. Akademik araştırma yapmayanların dışında ülke de hala Çanakkale Cephesinde asker menüsünü bilmeyen maalesef büyük bir kesimdir. Son zamanlarda bu duygusallıktan uzaklaştıran Çanakkale Cephesi anıları yayınlandı. Tabi bu yayınlardan önce genelkurmay arşivinde yemek listeleri yer alsa da nedense üç öğün muntazam bir yemeğe inanmak yerine "üzüm hoşafı edebiyati" halkın daha çok hoşuna gittiği için araştırma yapmak yerine. Arkasına mehter müziği verilen reels'leri dinlemek daha kolay hale geldi. Teğmen İbrahim Naci bütün bu duygusallari yıkarak üç öğün muntazam bir yemekten çarşıya yakınsa lokantada yemekten, parası olduğunda kendisine aldığı meyvelerden bahsederek bütün gerçekliği ortaya koyuyor. Anıları ikinci el kaynak olduğu için değerlendirme ve doğrulamak için dönem ve koşullar içinde yazılan anılarla karşılaştırma yapmak gerekiyor. Bu yüzden İbrahim Naci gibi Çanakkale Cephesi anılarına yer veren Teğmen Safiyuddin Efendide anılarında yemek konusunda aynı şeyleri söylüyor.
Tarih
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma