Pazartesi sabahı Tom çok dertli uyandı. Gerçi her pazartesi dertli olurdu, bu günü hiç sevmezdi. Elinden gelse takvimden bütün pazartesileri çıkarıp atardı.
Tom aslında dünyanın o kadar da kötü bir yer olmadığını düşündü. Yaşadıklarının sonucunda insan doğasına dair müthiş bir yasa keşfetmişti. Birinin bir şeyin peşinden koşması için, o şeyi elde edilmesi zor kılmak yetiyordu. Eğer Tom Sawyer, bu kitabın yazarı gibi büyük ve bilge bir filozof olsaydı, şunu çoktan anlardı; bir şeyi yapmak zorunluysa, o iştir; zorunlu değilse, eğlencedir.
Artık kendimi iyi hissetmiyordum. Nefes alıp almadığımı bilmiyordum. Benim kalbimin atışı mı yoksa bu huzursuz dünyanın gürültü sesi mi karar veremedim.
Yüzünde şaşkınlıktan ağzı açık kalmış bir ifadeyle buruşturulup üzerine basılmış gibi hissederek, çaresizce bir fener direğine yaslandı ve kaldırımın ortasında birkaç dakika öylece kaldı. Bay Golyadkin her şeyin bittiğini hissetti...