Köydeki insanlar bir Amok koşucusunu hiçbir gücün durduramayacağını bilirler... Onun koşarak gelmekte olduğunu gördüklerinde herkesi uyarmak için bağırırlar. Amok! amok! ve herkes kaçışır... ama o koşmaya devam eder, hiçbir şey duymaz, sürekli koşar, Hiçbir şey görmez, karşısına çıkan her şeye yere yıkar... ta ki biri onu kuduz bir köpek gibi vurup yere serene ya da kendiliğinden köpükler içinde yere yıkılana kadar...
İçimizdeki Şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... tembellik var... iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: Hakikatleri görmekten kaçmak huyu var... Hiçbir şey üzerine düşünmeye, Hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek Nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle Hayata dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meşhur kuvvetlerde, bir gün insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.