Filiz Genç İpek

Filiz Genç İpek
@Kitapsever57
17 Yaşından bu yana STK’larda yer aldım. Son 25 yıldır kadın ve çocuklar için gönüllü olarak çalışıyorum.Emekliyim. Üç ayrı kitap kulübünde Ayda birer kez okuduğum kitapları tartışıyorum. Evliyim, anneyim.Hayvanseverim.
İletişim Uzmanı
Lisansüstü
Ankara
Mersin
194 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı

Filiz Genç İpek

, bir kitap okudu
6/10
·104 syf.·
11 saatte okudu
·
2025 42. kitabı
Natsuko Imamura
6.9/10 · 601 okunma
Reklam
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 15:51
Sabahın üçü, küçük yaşta annesinden ayrılması nedeniyle aralarında mesafe olan bir baba oğulun iki gün ve gece içinde birbirlerini tanımalarını anlatıyor. Epilepsi krizi geçiren italyan Antonio için matematikçi babası, Marsilya’da bir doktor bulur. Ailece gittikleri doktor gereken ilaçları verir ve üç yıl sonra tekrar gelmelerini ister. Üç yıl sonra sadece baba oğul giderler. Testler iyiye işaret eder. Son olarak tam 48 saat uyumadan duracak ve nöbet geçirmezse konu kapanacaktır. 48 saat uyumaması için babası gözetmenlik yapacaktır. Bu süre baba oğulun birbirlerini tanımaları için müthiş bir fırsata dönüşür. Nefis bir kitap. Öneririm
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,031 okunma
Doğuştan zalim askerler olduğu gibi doğuştan yufka yürekli askerler de vardı. Kan revan içindeki birini sırtına alarak hastanenin önüne bı­ rakıp hızla oradan uzaklaşan, hava indirme birliğinden bir asker vardı. Ateş emri verildiğinde kurşun insanlara isabet etmesin diye silahını yukarı kaldıran askerler vardı. Vilayet binasının önündeki cesetlerin önünde saf tutup koro halinde askeri marş söylenirken ağzını sımsıkı kapadığı için yabancı basının objektifine yakalanan bir asker vardı. Nedense benzer bir tavır vilayet binasında kalan sivil asker­lerde de vardı. Çoğu insan silahı sadece almış, kullanamamıştı. Yenileceklerini bile bile neden orada kaldıkları sorusunaysa hepsi benzer cevaplar vermişti. “Bilmiyorum. Sadece öyle yapmam gere­kiyor gibiydi.” Onları kurban olarak düşünmekle hata etmiştim. Onlar kurban olmak istemedikleri için orada kalmışlardı. O şehirde yaşanan o on günü düşününce öldüresiye linç edilen adamın var gücüyle gözle­rini açmaya çalıştığı an gözümde canlanıyor. Ağzını dolduran kan ve kırılan dişlerini tükürerek açılmayan göz kapaklarını parmak­larıyla zorla kaldırıp karşısındakinin yüzüne baktığı an canlanıyor gözümde. Bir yüzünün, bir sesinin, sanki önceki hayatından kalmış gibi bir haysiyetinin olduğunu hatırladığı o an canlanıyor. “İşte o ânı çiğneyerek katliam geliyor, işkence geliyor, zorla bastırma geliyor. İtip kakıyorlar. Eziyorlar. Yok ediyorlar. Ancak şimdi gözleri açık olduğu sürece, onları gözetlediğimiz sürece sonuna kadar bizler... Artık beni elimden tutup götürmeni diliyorum. Beni aydınlık tarafa, ışığın parladığı tarafa, çiçeklerin açtığı tarafa çekerek gö­türmeni istiyorum.”
Sayfa 162 - Telegram: @cinciva, Yayın No: 191 1. Baskı: Eylül 2019 ISBN: 978-605-81088-3-7·Kitabı okudu
…odada bir o yana bir bu yana dönerek sabahlıyorum. Bir anlık uy­kuya daldığımda kendimi hep gece vakti o dershanenin önündeki yolda buluyorum. On beş yaşındaki Donğho'nun kaçırdığı yaşlar­ daki yakışıklı ve uzun liseliler omzuma çarparak geçiyorlar. “Kim­senin kardeşimi daha fazla aşağılamasını istemiyorum. Bunu dü­şünerekyazın lütfen.”Kalbime bastırır gibi göğsümün sol tarafına sağ elimi koyup yürüyorum. Karanlık caddenin ortasında belli be­lirsiz yüzler görüyorum. Katledilen insanların yüzlerini. Göğsüme bir kılıç saplayan acımasız katilin boş yüzünü.
Sayfa 161 - Telegram: @cinciva, Yayın No: 191 1. Baskı: Eylül 2019 ISBN: 978-605-81088-3-7·Kitabı okudu
Reklam