Filiz Genç İpek

Filiz Genç İpek
@Kitapsever57
17 Yaşından bu yana STK’larda yer aldım. Son 25 yıldır kadın ve çocuklar için gönüllü olarak çalışıyorum.Emekliyim. Üç ayrı kitap kulübünde Ayda birer kez okuduğum kitapları tartışıyorum. Evliyim, anneyim.Hayvanseverim.
İletişim Uzmanı
Lisansüstü
Ankara
Mersin
194 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Doğuştan zalim askerler olduğu gibi doğuştan yufka yürekli askerler de vardı. Kan revan içindeki birini sırtına alarak hastanenin önüne bı­ rakıp hızla oradan uzaklaşan, hava indirme birliğinden bir asker vardı. Ateş emri verildiğinde kurşun insanlara isabet etmesin diye silahını yukarı kaldıran askerler vardı. Vilayet binasının önündeki cesetlerin önünde saf tutup koro halinde askeri marş söylenirken ağzını sımsıkı kapadığı için yabancı basının objektifine yakalanan bir asker vardı. Nedense benzer bir tavır vilayet binasında kalan sivil asker­lerde de vardı. Çoğu insan silahı sadece almış, kullanamamıştı. Yenileceklerini bile bile neden orada kaldıkları sorusunaysa hepsi benzer cevaplar vermişti. “Bilmiyorum. Sadece öyle yapmam gere­kiyor gibiydi.” Onları kurban olarak düşünmekle hata etmiştim. Onlar kurban olmak istemedikleri için orada kalmışlardı. O şehirde yaşanan o on günü düşününce öldüresiye linç edilen adamın var gücüyle gözle­rini açmaya çalıştığı an gözümde canlanıyor. Ağzını dolduran kan ve kırılan dişlerini tükürerek açılmayan göz kapaklarını parmak­larıyla zorla kaldırıp karşısındakinin yüzüne baktığı an canlanıyor gözümde. Bir yüzünün, bir sesinin, sanki önceki hayatından kalmış gibi bir haysiyetinin olduğunu hatırladığı o an canlanıyor. “İşte o ânı çiğneyerek katliam geliyor, işkence geliyor, zorla bastırma geliyor. İtip kakıyorlar. Eziyorlar. Yok ediyorlar. Ancak şimdi gözleri açık olduğu sürece, onları gözetlediğimiz sürece sonuna kadar bizler... Artık beni elimden tutup götürmeni diliyorum. Beni aydınlık tarafa, ışığın parladığı tarafa, çiçeklerin açtığı tarafa çekerek gö­türmeni istiyorum.”
Sayfa 162 - Telegram: @cinciva, Yayın No: 191 1. Baskı: Eylül 2019 ISBN: 978-605-81088-3-7·Kitabı okudu
Reklam
…odada bir o yana bir bu yana dönerek sabahlıyorum. Bir anlık uy­kuya daldığımda kendimi hep gece vakti o dershanenin önündeki yolda buluyorum. On beş yaşındaki Donğho'nun kaçırdığı yaşlar­ daki yakışıklı ve uzun liseliler omzuma çarparak geçiyorlar. “Kim­senin kardeşimi daha fazla aşağılamasını istemiyorum. Bunu dü­şünerekyazın lütfen.”Kalbime bastırır gibi göğsümün sol tarafına sağ elimi koyup yürüyorum. Karanlık caddenin ortasında belli be­lirsiz yüzler görüyorum. Katledilen insanların yüzlerini. Göğsüme bir kılıç saplayan acımasız katilin boş yüzünü.
Sayfa 161 - Telegram: @cinciva, Yayın No: 191 1. Baskı: Eylül 2019 ISBN: 978-605-81088-3-7·Kitabı okudu
Vietnam Savaşı'na gönderilmiş bir Koreli birliğin hikayesini de dinlemiştim. Onlar köydeki muhtarlığa kadın, çocuk ve yaşlı­ları toplayıp hepsini ateşe verip yakmışlar. Savaşta böyle yaptık­ları için ödüllendirilen insanlar vardı ve o insanların bir kısmı bu anılarla Goanğcu'ya bizleri öldürmeye geldiler. Cecu Adası'nda, Çin'in kuzey batısındaki Kwantung ve Nanjing'de, Bosna'da ve Yeni Dünya dedikleri Amerika kıtasının her yerinde yaptıkları gibi genlerine işlemiş aynı zalimlikle. Unutmuyorum. Her gün karşılaştığım kişilerin insan oldukla­ rını. Bu hikayeyi dinleyen siz de insansınız. Ve ben de bir insanım. Her gün elimdeki bu yara izine bakıyorum. Kemiğin belli belir­ siz göründüğü, her gün koyu beyaz iltihabın aktığı çürümekte olan bu yarayı hafifçe okşuyorum. Ne zaman bir monami siyah tüken­ mez kalem görsem nefesimi tutup bekliyorum. Zamanın çamurlu su gibi akarak beni de silip süpürmesini bekliyorum. Gece gündüz demeden yükünü taşıdığım o pis ölüm anılarının, gerçek ölümle buluşup beni tamamen serbest bırakmasını bekliyorum. 103
Sayfa 103 - Telegram: @cinciva, Yayın No: 191 1. Baskı: Eylül 2019 ISBN: 978-605-81088-3-7·Kitabı okudu
Artık ben size sormak istiyorum. İnsanoğlu özünde acımasız bir varlık mıdır? Bizler sadece ev­rensel tecrübeleri mi yaşıyoruz? Sadece yüce bir varlık olduğumuz yanılgısıyla yaşıyoruz hepsi bu; her an bir hiç olan böcek, hayvan, irin, iltihap kümesine dönüşebilir miyiz acaba? Hakarete uğrayıp, mahvedilip öldürülmek, tarihte defalarca kez tekrarlanan bütün bun­lar insanoğlunun kaçınılmaz kaderi mi acaba?
Sayfa 103 - Telegram: @cinciva, Yayın No: 191 1. Baskı: Eylül 2019 ISBN: 978-605-81088-3-7·Kitabı okudu
Yani ağabey, ruh denilen şey hiç bir şey değil mi ki? Yok hayır, yani o cam gibi bir şey mi ki ? Cam şeffafve kolay kırılan bir şey. Bu camın doğasıdır. Bu yüz­-den cam eşyaları dikkatli kullanmamız gerekir. Çünkü çizilir ya da kırılırsa kullanılamaz hale gelir ve atılır gider. Eskiden kırılmaz camlarımız vardı bizim değil mi? Onlar cam mıydı başka bir şey miydi emin değilim ama şeffaftı, sağlamdı ve gerçekti. Demem o ki ağabey, bizler kırılarak bir ruha sahip oldu­ ğumuzu gösteriyoruz değil mi ? Gerçek camdan yapılmış insanlar olduğumuzu ispatladık.
Sayfa 100 - Telegram: @cinciva, Yayın No: 191 1. Baskı: Eylül 2019 ISBN: 978-605-81088-3-7·Kitabı okudu
Reklam