17 Yaşından bu yana STK’larda yer aldım. Son 25 yıldır kadın ve çocuklar için gönüllü olarak çalışıyorum.Emekliyim. Üç ayrı kitap kulübünde Ayda birer kez okuduğum kitapları tartışıyorum. Evliyim, anneyim.Hayvanseverim.
"Benim dünyam, benim Arz'ım bir yıkıntı. İnsan ırkı tarafından berbat edilmiş bir gezegen. Hiç bir şey kalmayana dek çoğaldık, tıkındık ve savaştık, sonra da öldük. Ne hırsımızı ne de şiddetimizi denetledik;
uyum göstermedik. Kendimizi yok ettik. Ama önce dünyayı yok ettik. Benim dünyamda hiç orman kalmadı. Hava gri, gök gri, her zaman sıcak. Yaşanabiliyor, hala yaşanabiliyor - ama bu dünyada olduğu gibi değil. Burası canlı bir dünya, bir uyum. Benimki ise uyumsuzluk.
Sayfa 283 - Metis Yayınevi, Birinci basım, Mart 1990·Kitabı okudu
"Sanırım şunu: bir görevi reddettiğimizi söylemeye utandığımızı; toplumsal vicdanın bireysel vicdanla bir tür denge tutturmak yerine ona tümüyle egemen olduğunu söylemeye çalışıyorum. Biz işbirliği yapmıyoruz - biz emre uyuyoruz. Dışlanmaktan, tembel, işlevsiz, bencil diye adlandırılmaktan korkuyoruz. Komşumuzun düşüncesinden, kendi seçim özgürlüğümüze saygı gösterdiğimizden daha fazla korkuyoruz. Bana inanmıyorsun Tak, ama hele bir dene, çizgiyi aşmayı dene, yalnızca hayalinde, sonra da neler hissetliğine bak. İşte o zaman Tirin'in ne olduğunu, neden çöküp yitik bir ruh olduğunu anlarsın. Bir suçlu o! Suçu yarattık, tıpkı mülkiyetçiler gibi. Bir insanı kendi onay alanımız dışına çıkmaya zorluyoruz, sonra da onu bu nedenle suçlu yoruz. Yasalar yaptık, geleneksel davranış yasaları, tüm çevremize du varlar ördük ve bunları göremiyoruz, çünkü düşüncemizin bir parçası onlar.
Sayfa 269 - Metis Yayınevi, Birinci basım, Mart 1990·Kitabı okudu
"Lanet olsun!" dedi yüksek sesle. Pravca, küfür etmek için iyi bir dil değildi. Cinsellik pis'bir şey olmayınca, günaha girme diye bir şey de olmayınca küfretmek zordur.
Sayfa 214 - Metis Yayınevi, Birinci basım, Mart 1990·Kitabı okudu
Suçlanacak kimse yoktu. En kötüsü de buydu. Takver'e gereksinme vardı, açlığa karşı savaşmak için gerekliydi o - Takver'in, Shevek'in, Sadik'in açlığına karşı. Toplum onlara karşı değildi. Onlar içindi; on-larlaydı; onlardı.
Ama kitabını, aşkını ve çocuğunu bırakmıştı. Bir insandan daha ne istenebilirdi ki?
.
Sayfa 214 - Metis Yayınevi, Birinci basım, Mart 1990·Kitabı okudu
Yeterince, hatta kıtı kıtına yetecek kadar yiyecek olduğu zaman paylaşmak kolaydı. Ya olmadığı zaman? O zaman güç devreye giriyordu; güçlü olan haklı oluyordu; güç, onun aygıtı şiddet ve en büyük müttefiki, görmezden gelen göz.
Sayfa 212 - Metis Yayınevi, Birinci basım, Mart 1990·Kitabı okudu