Meraklı, pozitif, yaşamayı seven, kendi hayat amaçlarım doğrultusunda, kendi ilkelerime göre hayatı yaşamayı düstur edinen biriyim. Tabii ben böyle derim de ayna neyi gösteriyor? Bu soruyu birazda hayat cevaplayacak.
Öncelikle sizin... sizin benimle bir hırdavatçı ile konuşur gibi değil, bir insanla konuşur gibi konuşmanızı arzu ediyorum. Sizin, şayet yardıma ihtiyacınız varsa, hemen... hemen o çirkin paranızla konuya girmemenizi... tersine... rica etmenizi, benden, insandan, size, insana, yardım rica etmenizi... ben sadece doktor değilim... benim sadece vizite saatlerim yok... başka saatlerim de var... belki siz de böyle bir saatte gelmişsinizdir...
Hatta neredeyse başımdan atmaya yönelik bir bakış fırlattığımda kaşlarını o çelik gibi gözlerinin üstünde dimdik kaldıran bu kadının iki ya da üç ay önce yatakta bir adamla ateşli bir şekilde yuvarlanmış olduğunu hatırladım; bir hayvan gibi çırılçıplak, belki de şehvetten inleyerek, bedenlerini iki dudak gibi birbirine bastırarak...
O sırada bana öyle kibirli, öyle buz gibi, tıpkı bir İngiliz subayı gibi bakarken birden, birden içimi kaplayan yakıcı düşünce buydu... ve o anda, içimdeki her şey gerildi...onu aşağılama fikrinin pençesine düştüm...