Meraklı, pozitif, yaşamayı seven, kendi hayat amaçlarım doğrultusunda, kendi ilkelerime göre hayatı yaşamayı düstur edinen biriyim. Tabii ben böyle derim de ayna neyi gösteriyor? Bu soruyu birazda hayat cevaplayacak.
Cemaat zaten makronun mikroyu çok fazla belirleme gücünün olması demektir. Kimliğin kişiliğin önünde olması demektir. Bireyin kıyafetinden, seçtiği kelimelerden, hangi partiye oy verdiğini, hangi yaşam biçimine ait olduğu hakkında hemen karar veriyorsanız eğer toplumsal bireyseli kuşatmış demektir.
Umulmadık hakikatleri genellikle umulmadık kişiler söyler. Ve bunlar genellikle aydın değildir. Çünkü hakikat zincirli zihinleri her zaman çok uzaktır.
Türkiye'de çok iyi Aydınlar vardır ama yeterince çok ve iyi entelektüel yoktur aynı şekilde Türkiye'de çok ve iyi felsefeci vardır ama yeterince çok iyi çok ve iyi bir filozof yoktur Çünkü felsefe çoğunlukla akademik profesyonel disiplinel bir etkinliktir Türkiye'de düşünce ne yazık ki Akademi profesyonel disipliner sınırları zorlayamamıştır.
Entelektüel, aydın, akademisyen farklı şeylerdir.Bunların içinde hakikat duygusu en güçlü olan entelektüeldir. Entellektüelde daha çok hakikat duygusu, aydın'da ise ideoloji ağır basar. Akademisyende ise kariyer. Batı'nın hem entelektüeli hem de aydını vardır. Bizim ise daha çok aydınımız vardır. Entelektüel bağımsız, hatta asosyal, antisosyaldir. Aydın ise hep fazla sosyaldir.