İnsanın mutlu olması ve bu mutluluğu başkalarına da vermesi bazen ne kadar kolay oluyor ! Diyordu. Hep böyle, evet tam o anda olduğu gibi yaşamalıydı insan. Ama gerçek hayat bu değildi. Mutluluğun yanı sıra peşini hiç bırakmayan, insanın ruhunu bütün hayatını allak bullak eden felaketler, mutsuzluklar da vardı.
İnsan yalnız olunca neler neler düşünür.. Gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını.. O pek gerilerde kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi. Niye böyle olur? Bunu da bilmez insan. Ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır.
Anaların saçları başları karışık yorgun argın olsalar da dudakları gülümsüyordu. Durumları ister iyi olsun ister kötü ister mutlu olsunlar ister mutsuz yavruları için gülümseyecek gücü her zaman bulurlardı.