Yazarın ölümü üzerine tamamlanamayan bir eserdir ve ona rağmen harika bir iş çıkarmış. Ben çok beğendim bir an bile sıkılmadım okurken.
Vassaf Bey romanı 1930 lar Ankara'sında geçiyor. 23 yaşında , çalışmayan ve tek hayali evlenebilmek olan Perihan'ın ailesi yakın arkadaşları ve komşuları Vassaf Bey bu romanın kahramanları...
Perihan güzelce bir kızdır. Çevresinin ona önerdiği kısmetleri ya o reddetmiş ya da bir çok aksilik olmuş bir türlü tanışamamıştır adaylarla. Bir gün en yakın arkadaşı Behice'ye mahalle komşuları 70 li yaşlardaki Vassaf Bey ile evlenmek istediğini söyler, arkadaşı 'olacak iş değil bu babandan da büyük' dese de dinlemez Behice'yi ve üstü kapalı bir şekilde bu talebini Vassaf Bey e de söyler parkta karşılaştıkları bir gün...
Doğal olarak kabul etmez yaşlı adam bu tuhaf teklifi . Perihan ilk başlarda üzülür, kırılır reddedildiği için kızar ama zaman geçtikçe yavaş yavaş unutur bu olayı, kısa bir süre sonra ölüm haber, gelir yaşlı adamın... Kimsesiz, tek başına evinde ölmüştür. Artık ablasının düğününde tanışıp dans ettiği doktorla evlilik hayali kurmaktadır Perihan...
Düğünün hemen ertesinde temiz yüzlü bir genç gelir kapıya. Elinde mektup ve bir sandık ile. Vassaf bey; Perihan'a anne yadigarı yüzükleri ve bir duvak bırakmıştır sandığın içinde.. Mektupta da ' bu gence sahip çıkınız ' yazmaktadır.. Behice Vassaf beyin asıl demek istediğinin bu olmadığını söyler Perihan' a. Perihan'ın aklı büsbütün karışmıştır. Kimdir, nedir bu delikanlı, hem doktor da aramamıştır onu....
Romanın benim açımdan dikkat çeken en önemli yönü 1930 larda yapılan yemekli içkili düğünler , giyilen kıyafetler, kadın erkek ilişkilerinin doğallığı, yakınlığı, rahatlıkla dans edilmesi, babaların kızlarının okuması ve çalışması yönünde verdiği destek , kızların evlenecekleri