Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·213 syf.·
2024 4. kitabı
Yazarın ölümü üzerine tamamlanamayan bir eserdir ve ona rağmen harika bir iş çıkarmış. Ben çok beğendim bir an bile sıkılmadım okurken. Vassaf Bey romanı 1930 lar Ankara'sında geçiyor. 23 yaşında , çalışmayan ve tek hayali evlenebilmek olan Perihan'ın ailesi yakın arkadaşları ve komşuları Vassaf Bey bu romanın kahramanları... Perihan güzelce bir kızdır. Çevresinin ona önerdiği kısmetleri ya o reddetmiş ya da bir çok aksilik olmuş bir türlü tanışamamıştır adaylarla. Bir gün en yakın arkadaşı Behice'ye mahalle komşuları 70 li yaşlardaki Vassaf Bey ile evlenmek istediğini söyler, arkadaşı 'olacak iş değil bu babandan da büyük' dese de dinlemez Behice'yi ve üstü kapalı bir şekilde bu talebini Vassaf Bey e de söyler parkta karşılaştıkları bir gün... Doğal olarak kabul etmez yaşlı adam bu tuhaf teklifi . Perihan ilk başlarda üzülür, kırılır reddedildiği için kızar ama zaman geçtikçe yavaş yavaş unutur bu olayı, kısa bir süre sonra ölüm haber, gelir yaşlı adamın... Kimsesiz, tek başına evinde ölmüştür. Artık ablasının düğününde tanışıp dans ettiği doktorla evlilik hayali kurmaktadır Perihan... Düğünün hemen ertesinde temiz yüzlü bir genç gelir kapıya. Elinde mektup ve bir sandık ile. Vassaf bey; Perihan'a anne yadigarı yüzükleri ve bir duvak bırakmıştır sandığın içinde.. Mektupta da ' bu gence sahip çıkınız ' yazmaktadır.. Behice Vassaf beyin asıl demek istediğinin bu olmadığını söyler Perihan' a. Perihan'ın aklı büsbütün karışmıştır. Kimdir, nedir bu delikanlı, hem doktor da aramamıştır onu.... Romanın benim açımdan dikkat çeken en önemli yönü 1930 larda yapılan yemekli içkili düğünler , giyilen kıyafetler, kadın erkek ilişkilerinin doğallığı, yakınlığı, rahatlıkla dans edilmesi, babaların kızlarının okuması ve çalışması yönünde verdiği destek , kızların evlenecekleri
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Kapra Yayıncılık · 2023526 okunma
10/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2024 239. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2024 14:01
Memduh Şevket Esendal'ın üçüncü romanı Vassaf Bey, 20. yüzyılın ilk yarısında toplumun yaşadığı büyük dönüşümün aile ve birey üzerindeki etkilerini ele alır. Esendal romanın odağına, Cumhuriyet'in yeni başkenti Ankara'daki bürokrat ve yüksek memur ailelerinin maddi ve manevi çıkmazlarını, yeni doğmuş küçük burjuva sınıfının ahlak anlayışını, Batılı ve geleneksel değerler arasındaki çatışmayı yerleştiriyor. Yargıtaydan emekli bir babanın küçük kızı Perihan, evlenip bir hayat kurmak ister. Onun için toplum ve aile baskısından kurtulmanın tek yolu evliliktir. Herkes Perihan'ın bu arzusunu gerçekleştirmek için seferber olur. Perihan'ın yer yer histerik hale dönüşen evlenme arzusunu okurken arka planda aksayan, açmaziara gark olmuş, kendini henüz bulamamış bir toplumsal oluşumun çırpınışlarına şahit oluruz. "Konuşmalar" ve "Mektuplar" adıyla iki bölümden oluşan romanın ilk bölümünde karmaşık bir diyalog örgüsüyle yer yer tiyatro metnine yaklaşan bir üslup kullanılırken; ikinci bölümde, mektup tarzının olanakları kullanılmış, türlerin üst üste bindirilmesiyle teknik olarak edebiyatımızın emsal işlerinden biri ortaya konmuştur. Vassaf Bey, tek kurtuluşu evlenip kabuğuna çekilmekte bulan genç kızları, mutsuz evlilikleri, çıkar temelli ilişkileri, otoriter babaların elinde harcanan hayatları farklı edebi türlerin imkanlarından da yararlanarak bir toplumbilimci titizliğiyle gözler önüne seriyar
Hayata Dair
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Kapra Yayıncılık · 2023526 okunma
10/10
·213 syf.··
2024 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2024 18:27
Memduh Şevket Esendal'ın 3 romanı var. Genelde hikaye yazmış. 3 romanda da hep aynı tadı aldım. Kitaplarındaki yaşamlar,karakterler o kadar bizden,o kadar doğal ki okurken nasıl ilerledigimin farkında olamıyorum. Karakterler arasındaki konuşmalara da ayrıca bayılıyorum. Bu kitapta Perihan ile Behice arasındaki sohbetler o kadar güzeldi ki ince detaylar,espriler en önemlisi aynı biz gibi. Ben yazarın en çok bu yönünü sevdim. Bu doğallığı,bu sıcaklığı, bu samimiyeti yansıtabilmek gerçekten büyük başarı. Yazarın bir başka özelliği kitaplarında sonlar bir yere varmıyor,biraz havada kalıyor. Zaten bu eser de yazarın ölümünden dolayı yarım kalmış. Buna rağmen cok keyif alarak okudum. Keşke daha fazla roman yazsaymış. Bu son roman da bitince üzüldüm resmen.
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Kapra Yayıncılık · 2023526 okunma
Vassaf Bey / Kitap Yorumu
10/10
·240 syf.··
2023 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2023 02:32
Kitabı "Josef Homola" ve "Martin Czerny" eserleri * eşliğinde okudum ve muazzam bir havası var diyebilirim. "Beni daha da heyecanlandıran noktası eserin yazarın ölümünden kaynaklı tamamlanamamış olması. Ya sonlara doğru bir sonuç elde ederim ya da tamamen kendi hayal gücüm doğrultusunda kitaba bir son biçerim. Beni neyin beklediğini merak ediyorum." demiştim ilk okuduğum zaman. Öyle de oldu. Sonunu getirmeme çok da gerek kalmadı. Sonu yoktu da. Ama bir sona ihtiyaç da yoktu. Tuhaf gelebilir bu söylediklerim fakat okursanız beni çok iyi anlayacaksınız.
İnceleme
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · İthaki Yayınları · 2023526 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2026 4. kitabı
Yazarın daha önce Ayaşlı ile Kiracıları'nı okumuştum, bu kitabı da görünce bir hevesle aldım. İyiki de almışım, bir çırpıda okudum sıkmıyor, su gibi akıyor. Günlük yaşamı yalın bir dille aktarmış yazar. Bu kitapta bir son yok. Yazar öldükten sonra evrakları arasında bulunup yayıncısına verilir. Roman yarım kalmış, hatta yeniden yazılmış, kitabın arkasında yeniden yazılmış olanı da var. Sonu hayal gücünüze kalmış. Perihan Ankara'da yaşayan orta halli bir ailenin evlenmek isteyen genç kızıdır. Hali vakti yerinde, genç bir adam geçse de gönlünden kendine göre birini bulamaz. Babasının arkadaşı Vassaf Bey'i takar kafasına bir ara, hali vakti yerinde, kibar, centilmen adam. Onunla yürüyüşlere çıkar, ahbaplık ederler. Vassaf Bey ölür, tüm mal varlığını yakını bir gence ve Paerihan'a bırakır. Ankara'dan İstanbul'a uzanır Perihan'ın yolu, bakalım neler geldi başına? Okuyunuz efendim seveceksiniz bu eseri. Kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
İnceleme
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024526 okunma
8/10
·224 syf.·
2024 20. kitabı
Türk Edebiyatı ile aram pek iyi değildir ama bayıldım bu kitaba. Yazarın ölümünden kaynaklı yarım kalmış bir kitapmış. Kitabın sonu yoktu lakin sona da ihtiyacı olmayan bir kitaptı. Bu cümle biraz garip gelebilir ama tam olarak böyleydi. Muhtemelen bu cümleyi kitabı okuyunca anlayacaksınız. 23 yaşına gelmiş bir kadının evde kaldım düşüncesi içerisine girip evlenmeye çalışmasını okuyoruz. Karakterlerini de yazılan olay örgüsünü de çok sevdim. Muazzam bir kitaptı. Önümüzdeki bir süre Esendal okuyor olacağım. Umarım diğer kitaplarını da bu kadar severim. “Bir genç adamla evlenmek benim için o kadar istenilecek bir şey mi? Yaşamayı birlikte öğreneceğiz, ama ne döğüşlerle... O olgun genci nerede bulacağız? Hadi bulduk, kafa dengi olacak mı? Hadi kafa dengi de oldu; bir ev kurup yerleşmek için bir ömür uğraşacağız. Ne üzüntüler, ne gözyaşları...” “Eh... Benim huyum kötü. Daha söylerken pişman oluyorum, gene de söylüyorum.”
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Vakıfbank Yayınları · 2023526 okunma
8/10
·197 syf.··
2024 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2024 01:38
1930'lar Ankara'sı... . . Orta halli aileler arasındaki o samimi ve temiz günlük yaşantı bir genç kız olan Perihan üzerinden anlatılıyor. . . Okurken aralarında yaşıyor gibi hisettim. Kitap çoğunlukla karşıklı konuşmalar şeklinde, bir tiyatro tadında devam ediyor. Duyguları çok güzel yansıtıyor. .. Bu arada kitap bitmemiş, yıllar sonra Memduh Şevket Esendal'ın müsveddeleri üzerinden basılmış. . . Elimdeki basım da baya eski. Ayrı bir keyif alarak okudum. .
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2013526 okunma
10/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2021 84. kitabı
Vassaf Bey, bir ailenin kuruluş hikâyesidir.Ayaşlı ile Kiracıları'ndan sonra kaleme alınmış,yarım kalan bir romandır. 23 yaşında olan Perihan evlenme isteğindedir.Bunun için arayışlara girer, mutlu bir yuva kurmak ister.Konuşmalar ve mektuplar olarak iki bölümden oluşan roman toplumun kadına bakış açısını işler.Toplum her genç kızın belli bir yaşta evlenmesini bekler.Perihan,evlenebilmek için çevresinden destek,yardım alır. Memduh Şevket Esendal,hem romanlarında hem öykülerinde karamsar bir atmosfer yaratmaz,bu romanında da durum böyledir.Yazar,romanında çekirdek aileye,ideal aileye dikkat çeker.Yeni devletin ve başkentin simgelerinden biridir apartman dairesi.Miras romanında geniş ailenin,geleneğin simgesi nasıl konaksa, bu romanda apartman dairesi çekirdek ailenin simgesidir. Realist,tasvirleri olan roman,yeni düzen ile oluşan değişimin,topluma ve bireye olan yansımasını işler. Kadın sorunlarına hikâyelerinde de değinen yazar,bu romanında kadının dışarıda çalışıp çalışamayacağı konusunu da ele alır.Hukuk okuyan Perihan'ın ablası Neriman,çalışmaktansa evliliği ön planda tutar.Fakat baba profili bir kadının mesleği olması gerektiğini düşünür.Bu değişen toplumun,sosyal hayatın düşüncelere bir yansımasıdır.Yine bir değişimin yansıması olarak bir kadının bir erkeğe evlilik teklif etmesi de bu romanda vardır. Tuğrul ve Perihan'ın mutlu bir aile kurma hikâyesini barındıran roman,cumhuriyete geçmiş bir toplumun değişen aile yapısını,ailenin değişen yaşam alanını irdeler.Ayrıca çekirdek aile içindeki bireyselleşme dikkat çeken noktalardandır;ailece yemek yendikten sonra aile bireylerinin odalara çekilmesi,eskisi gibi bir arada olup konuşmamaları vb. İdeal çekirdek ailenin kendi içinde çözülüş hikâyesidir. Yazarın ilk bölümlerde yaptığı ikinci çalışması ,kitapta ek olarak
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2013526 okunma
“İnsan bu. Ne anlaşılmaz sevinçleri, üzüntüleri var.”
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 15:36
Edebiyatımızın önde gelen Çehov tarzı öykücülerinden olan Esendal’ın kaleme aldığı ancak ölümü üzerine tamamlayamadığı eseridir Vassaf Bey. Yazarın son bölümlerini de yazıp bitirdiği bilinse de maalesef bulunamamıştır. 1930’ların Ankara’sının genel bir görünümünü bizlere sunan eserde başkarakterimiz Perihan, 23 yaşında okumayan, çalışmayan, tek hayali evlenmek ve bir yuva kurabilmek olan bir genç kızdır. Bunun için de arayışlara girmiştir, fakat karşısına çıkan veya etrafındaki insanların önerdiği adayların da hepsini reddetmiş, içine sinen kimse çıkmamıştır karşısına. Bu konuda karamsarlığa düşse de kitaba ismini veren 70’li yaşlardaki Vassaf Bey’le karşılaşmasından sonra hiçte beklemediği şekilde bir olaylar zinciriyle karşı karşıya kalır. Dönemin kültürel, toplumsal ve ekonomik koşullarını, kadınların ailedeki ve toplumdaki yerini yansıtmakta eser. O dönemki aileler arasındaki sade, samimi ve saf ilişki yalın bir halde anlatılmış. Ayrıca içeriği genel olarak diyaloglardan oluştuğu için okurken sıkılmıyorsunuz. Sonu bitmemiş olsa da keyif alarak okuduğum bir eser oldu. Okumak isteyenlere tavsiye edebilirim. Keyifle okuyun…
Edebiyat
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Yapı Kredi Yayınları · 2023526 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:01
Memduh Şevket Esendal’ın okuduğum ilk kitabı vassaf bey oldu, yazarımımızın dili ve anlatımı ve hikaye konusu tam benim zevkime ve keyfime göre Hüseyin Rahmi Gürpınar çok severim bu yazarımız da hikayeleri ve anlatımı ona çok benziyor, okurken sanki yaşıyormuş hissi veriyor veya bir filmi izliyormuş gibi ben çok keyif aldım bu tarz kitaplardan da hoşlanıyorum zaten başka kitaplarını da okumayı düşünüyorum sizlere de keyifli okumalar diliyorum.
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · Yapı Kredi Yayınları · 2023526 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Memduh Şevket EsendalYazar · 25 kitap
Türk edebiyatının tanınmış bir öykü yazarı olan Esendal edebiyatçılığının yanı sıra Tahran, Bakü ve Kabil'de büyükelçilik, TBMM'de dört dönem milletvekilliği, 1941-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği yapmış olan diplomat ve siyasetçidir. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. 1883 yılında Çorlu’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Şevket Bey, annesi Emine Şadiye Hanım’dır. Varlıklı bir çiftçi ailesinin 3 oğlundan ikincisi idi. Edirne Lisesi'nde eğitim görmüştür. Savaş ve göçler yüzünden çocukluğunda düzenli bir eğitim görme fırsatı olmadı; kendi kendisini yetiştirerek Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ailesi Balkan Savaşı ve Bulgar baskınları nedeniyle çiftliklerini bırakıp İstanbul’a göç etmişti; savaştan sonra tekrar Çorlu’ya dönüldüyse de I. Dünya Savaşı’nın başlaması ile ailesi ile tekrar İstanbul’a geldi. Ailesi tüm mal varlığını kaybettiği için geçim sıkıntısı çekerek büyüdü. 1907’de babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi ve memuriyete başladı. 1908’de dayısının kızı Ayşe Faide Hanım ile evlenen Memduh Şevket Bey’in bu evlilikten Mehmet (1912), Ahmet (1915) ve Emine (1923) adlı üç çocuğu dünyaya geldi. 1906’da İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu. Fırka’ya girişi Kara Kemal önderliğinde oldu. Başlangıçta ücretli bir eleman olarak cemiyette yer alırken sonradan ittihatçılığı benimsedi. Cemiyet içinde oluşan “mesleki temsilciler” grubunda Kara Kemal ve Ali İhsan (İloğlu) ile birlikte yer aldı. Esnaf Odaları Mümessilliği, Anadolu Vilayetleri Müfettişliği gibi görevler üstlendi. Müfettişlik görevi sayesinde Anadolu’yu gezme, Anadolu insanını tanıma fırsatı buldu. I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’daki beslenme sorunu ile ilgili olarak görevler aldı. Teşkilat-ı Mahsusa adlı gizli birlik bünyesinde I. Dünya Savaşı’na katılmasına karar verilince İstanbul’dan ayrıldı. 1915’te cemiyetin Ankara temsilcisi oldu. İşgalci İngiliz kuvvetlerinin İstanbul’daki İttihat ve Terakki merkez binasını bastıkları 13 Kasım 1918 günü orada bulunan Memduh Şevket, kaçmayı başardı. İstanbul hükûmeti tarafından kovuşturmaya uğrayıp takip edildiği için İstanbul’un değişik yerlerinde ve İtalya’da bir süre saklandı. 1920’de işgale karşı ulusal direnişin lideri Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine Ankara’ya gitti. 1921’de Ankara’daki millî hükûmetin ilk yurt dışı temsilciliğini açtığı Bakü’ye "orta elçi" olarak gönderildi. Görevi, öncelikle Kafkaslar'da ve Rusya içlerinde I. Dünya Savaşı'ndan kalma Türk esirlerinin Anadolu'ya getirilmesi ve silah, cephane nakliyatı idi. Bakü’deki Türk esirlerin yurda dönmeleri konusunda büyük emek sarf etti. Rusya’da seferberlik ilanından sonra Azerbaycan’daki Türk tebaanın Ruslar tarafından askere almasını önledi. Mayıs 1922’de Azerbaycan’da Arap alfabesinden Latin alfabesine dönme girişimi olduğunda bu süreci yakından takip etti ve konu hakkında Ankara’ya rapor yazdı. 1924 yılında Rusya’nın bağımsız Azerbaycan Devleti’ne son vermesi üzerine Bakü’deki Türk temsilciliği kapandı ve Memduh Şevket Bey yurda döndü. 1925 yılında yurda döndüğünde Mekteb-i Sultani ve Kabataş Lisesi‘nde coğrafya öğretmeni olarak atandı. O sene eski ittihatçı arkadaşları ile birlikte “Meslek" adlı bir haftalık siyasi gazete çıkardı. Amaç, mesleki temsilcilik düşüncesini Cumhuriyet dönemi Türkiyesi’ne taşımaktı. Memduh Şevket Bey’in ilk öyküleri Meslek gazetesinde yayınlandı. Aynı gazetede Miras adlı romanı tefrika edildi. Hayatı boyunca resim yapmayı da hep sürdürmüş olan Memduh Şevket Bey, bu gazetede resim ve karikatürler de yayımlamış ve bazı karikatürleri yüzünden kovuşturmaya uğramıştır. Yayın, iktidar tarafından hoş karşılanmamış ve kapatılmıştır. Memduh Şevket Bey, 1925 yılının sonunda yeniden yurt dışında elçilik ile görevlendirildi ve Tahran’a elçi atandı. İki devlet arasında istenmeyen olayların meydana geldiği gerekçesiyle (Ağrı isyanı sırasında Türk ordusunu İran topraklarına girmesi) 1930 yılında Tahran elçiliğinden istifa etti. Tahran’dan döndükten sonra Mustafa Kemal’in emri ile CHP Merkez İdare Heyeti’ne alınan Memduh Şevket Bey, 1931-1933 yılları arasında Elazığ milletvekili olarak TBMM’de yer aldı. 1932’de ilk Türk Dil Kurultayı’na Elazığ milletvekili olarak katıldı. Kabil büyükelçiliğine atanması nedeniyle 1933’te milletvekilliğinden istifa etti. 1933-1941 arasında Kabil Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Komünist rejim baskısından kaçıp Afganistan’a sığınmış Türkmen çocukların Türkiye’ye gönderilip eğitim görmelerini sağladı. II. Dünya Savaşı’nda ülkenin Alman-İtalyan nüfuzuna girmesini engelleyip Sadabat Paktı’nda yer almasını sağlamada rol aldı. Daha önce Vakit gazetesinde tefrika ettiği Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanını Kabil elçisi olduğu dönemde, 1934 yılında yayımladı. Bu, onun kitap olarak yayımlanan ilk romanıdır. Soyadı Kanunu çıktığında kendisine Esendal soyadını İsmet İnönü verdi. 1941’de kendi isteğiyle Kabil’deki görevinden ayrıldı. Kabil’den yurda dönüşünde hayatını kaybeden Bilecik milletvekili Salih Bozok’un yerine meclise girdi. VI., VII., VIII. Dönem TBMM’de Bilecik milletvekili olarak yer aldı. Dördüncü Türk Dil Kurultayı’na Bilecik milletvekili sıfatı ile katıldı. 1942-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği görevini üstlendi. Partinin gençleşmesi için uğraştı ve 35’ler Hareketi’nin gelişmesine destek oldu. 1945 yılında, Genel Sekreterlik görevinden kendi isteğiyle ayrıldı. Genel Sekreterlik görevini bıraktıktan sonra sadece edebiyatla ilgilendi ve yapıtlarını derleyip kitaplaştırmakla uğraştı. Öyküleri, Sanat ve Edebiyat, Seçilmiş Hikâyeler, Ulus, Ülkü, Hisar, Pazar Postası, Türk Dili gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. Siyasetçi ve edebiyatçı kimliklerini ayrı tutmak için yazılarında M.Ş.E, Mustafa Memduh, Mustafa Yalınkat, M. Oğulcuk, İstemenoğlu gibi takma isimler kullandı. Yaşamının yalnızca dokuz yılında (1923-1926, 1946-1952) ciddi biçimde edebiyatla uğraşmasına rağmen Türk öykücülüğünün önemli bir ismi oldu. Durum hikâyeciliğinin Türk edebiyatındaki temsilcisidir. Yazdığı öykülerin sayısı 224'ü bulur. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. Esendal, beyin kanaması sonucu 16 Mayıs 1952 gecesi Ankara’da hayatını kaybetti. Cenazesi Ankara Cebeci Mezarlığı’na defnedildi. Esendal’ın anılarını yazdığı ve ölümünden 30 yıl sonra yayımlanmasını istediği bilinmekle birlikte söz konusu hatıralar bulunamamıştır. Çocuklarına yazdığı mektuplar Oğullarıma Mektuplar (2003) ve Kızıma Mektuplar (2001) adı altında kitaplaştırılmıştır. Esendal'ın Türk Edebiyatı'na getirdiği en önemli yenilik, ele aldığı konuları büyük bir sadelikle işlemesidir. Bu konular yine sıradan insanların yaşamları etrafında gezinir. Öykücülüğe başladığı ilk yıllarda, dilde sadeleşmenin öncüsü olan Ömer Seyfettin'in izinden giden Esendal, ustalık dönemine eriştiğinde, hem Ömer Seyfettin'den, hem de kendi çağdaşlarından daha sade ve düzgün bir dille yazmıştır. Üslubunda Çehov'un etkileri açıkça görülür. Hatta bazı öyküleri Çehov'dan yapılmış uyarlamalardır. Ancak bu etki, yazım tarzı, dildeki sadelik, kişilerin seçilişi ile sınırlı kalır. Esendal, Çehov'un karamsar bakışını tekrarlamaz. Kendi deyişiyle insanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanır, insanları mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmaz.