Eğitimci ve yazar Müjdat Ataman tarafından kaleme alınan “Ağlamıyorum Gözüme Eğitim Kaçtı”, modern eğitim sisteminin çıkmazlarını, çocuk ruhu üzerindeki tahribatını ve bu döngüden çıkış yollarını sarsıcı bir dille ele alan bir eser. Kitap, “insan bir sayı, hayat da bir şık değildir” mottosuyla, eğitimin özündeki insani değerleri yeniden hatırlatmayı amaçlar.
Eserindeki en temel eleştiri odağı, eğitimin mekanikleşmiş ve sanayileşmiş yapısıdır. Yazar, günümüz eğitim sistemini çocukların hayallerini, coşkularını ve dünyaya duydukları saf ilgiyi öğüten devasa bir çarka benzetir. Kitabın en çarpıcı tespitlerinden biri, sekiz yaşındaki bir çocuğun sabah okula gitmemek, hatta uyanmamak için dua ederek yattığı bir gerçeklikle bizi yüzleştirmesidir. Bu durum, eğitimin bir gelişim süreci olmaktan çıkıp, çocuklar için bir “örselenme” alanına dönüştüğünün en acı kanıtı olarak sunulur.
Yazar,değişimin sadece okul binalarında veya müfredat değişikliklerinde aranmasının bir yanılgı olduğunu savunur. Yazar, değişimin asıl başlangıç noktasının "evlerimizin içi" olduğunu savunur. Ailelerin, çocuklarını koruma güdüsüyle farkında olmadan onlara verdikleri zararlar, "başarı" kavramına yüklenen yanlış anlamlar ve çocukları başkalarıyla kıyaslama hastalığı kitabın eleştiri oklarından nasibini alır. Ebeveynlere, çocuklarının akademik notlarından ziyade duygusal dünyalarıyla bağ kurmaları gerektiği hatırlatılır. Ebeveynlerin çocuklarına yüklediği başarı beklentisi, onları birer “proje çocuk” haline getirmesi, sistemin yarattığı tahribatı daha da derinleştirmektedir. Kitap, anne ve babalara çocuklarının içindeki coşkuyu öldürmemeleri yönünde güçlü bir çağrıda bulunur. Eğitim, çocuğun potansiyelini açığa çıkarmak yerine onu kalıplara sokmaya çalıştığında, ortaya çıkan şey bir başarı hikayesi