Her şeyin reklamı her şeyin bir tüketim aracı olduğu ortamda eğitimde metalaştirildi. Dilimize pelesenk olan "eğitimin siyaset üstü devlet olması gerekliliği" ne yazık ki ütopiktir.
Eğitimin temel ilkesi olan basitten karmaşığa, yakından uzağa ilkesi, eğitim piramidinin en üstündekiler için bir anlam ifade etmiyor. Eğitimin politika üreticileri, bu ilkelerin farkında olsalardı, eğitimde büyük hamlelerle bir şeyleri değiştirmek yerine, küçük adımlarla büyük dönüşümlerin önünü açabilirlerdi.
Eğitim, iktidarlarca eğitimcilere bırakılmayarak, kapsamındaki öncelikler ikinci plana atılmış ve değersizleştirilmiştir. Bu süreçte göreve getirilen Milli Eğitim bakanlarından sadece ikisinin eğitimci olması tesadüf değil, bir seçimdir.