Beni insan gibi gören bir baba isterdim. Bana bir hediye verirken hak etmediğimi söylemeyen. Yerli bir kadının oğlu olduğumu unutan... Ayrıca... Geceleri odama gelip iyi geceler, diyecek bir baba istiyorum. Başımı okşasın. Odama girdiğinde üstümü açtıysam usulca örtsün. Yanağıma, alnıma bir iyi uykular öpücüğü kondursun.
Bir müddet, kısa bir müddet, o kadın beni her zamanki aciz, miskin halimden kurtarmış; bana erkek, daha doğrusu insan olduğumu, benm de içimde, yaşamaya müstait taraflar bulunduğunu, dünyanın zannedildiği kadar manasız olmayabileceğini öğretmişti. Fakat ben, onunla aramdaki rabıtayı kaybeder etmez, onun tesirinden kurtulur kurtulmaz, tekrar eski halime dönmüştüm. Ona ne kadar muhtaç olduğumu şimdi anlıyorum. Ben hayatta yalnız başına yürüyebilecek bir insan değildim. Daima onun gibi bir desteğe muhtaçtım. Bunlardan mahrum olarak yaşamam mümkün olamazdı. Buna rağmen yaşadım... Ama, işte netice meydanda... Eğer buna yaşamak demek acizse, yaşadım...