Bilmek, bulmaktır, arayan bulur.
Dağ ne kadar yüksek olsa da, onu aşan bir yol vardır.
Yolcular, yoldan daha önce geçmiş yaralıların kanlı ayak izlerini takip ederek giderler.
Ey aşk, gel artık,
Akı karadan ayır.
Şu şaşkın zihnimizi, şu donuk kalbimizi adam et. Sen gittin gideli soframıza melekler inmiyor. Kimse kimseye selam vermiyor. Doğrusu artık ne ölene ağlıyor, ne doğana seviniyoruz. Ne toprak yüzümüze gülüyor, ne de suya itimat ediyoruz. Bu yavan saltanat bir işe yaramıyor.