Her şey ilk çığlığı hiç atmamış olmamda birleşti şiddetle-ilk çığlık diğerlerini de tetikler, doğumun ilk çığlığı yaşamı tetikler, çığlık atsam bu binlerce çığlık atacak varlığı uyandırırdı, onlar da tüm çatılardan çığlık ve dehşet korolarını salıverirdi. Çığlık atsaydım eğer varoluş koparırdı ipini.
Neyi gerçekten umut etmem gerektiğini bilmek için kendi hakikatimden mi geçmeliydim? Şimdiye kadar ne ölçüde kendime bir kader uydurup gizli gizli başka bir kaderi yaşadım?
İlk kez tamamen olmadığım bir şeye dönüşme umudundan gelen bir hissetme korkusuna kapıldım. Umut -başka hangi kelime kullanılabilir?- şimdi ilk kez terk edecektim onu, cesaretle ve ölümcül bir merakla.