Hayatı, bir kitabı okur gibi geriye yaslanıp okuyamazsın. Direniş ayakta filizlenir, yürüyüştür ayakta kalmanın besini. Geçiştirilmiş bir yaşamın, zayıf kalmış kalbini taşıyorsun.
'Hayatı çoktan seçmeli sorular gibi algılıyorsun. Oysa sandığın kadar çok değil seçenekler. Yalnızca iki şıktan söz edebilirsin. Ve bu ikisi birbirini reddetmiyor: Sen ve Tanrı.
Diğer şıklar senin varlık alanına kattığın şeyler. Kaybettiğin hiçbir şeye ağlamanın anlamı yok anlıyor musun? Sevdiğin kadını sokaktaki kadınlardan ayıran anlamı sen ona kattın. Olmasa da bir şey değişmeyecek. Hayatı kalabalıklaştırdıkça içinde kayboluyorsun. Kendi kalabalıklarının arasında kutsallarını yitirdin.
Yorgunum ve unutmak istiyorum. Bir zamanlar direncimi arttırıyorlardı, şimdi ise tüketiyorlar beni. Bunları unutmanın ihanet olacağını düşünüyordum. Şimdi unutmak için her şeyi deniyorum. Yaşadıklarımdan öğrendiklerimle kalmak istiyorum.