''Beceremedik... Batırdık... O'nu çocuklarımıza anlatırken, asıl biz ezbere eğitim vererek öğrettik O'nun hayatını...
Öğretmenimizi anlayamadık. Öğretmen gözüyle, bir eğitimci gözüyle bakamadık.
O'na olan sevgimiz gözümüzü kör etti.
Ezberledik O'nu sadece...
Bir ezber, başka bir ezberin oluşmasına yol açtı.
Bizim için bunca yaptıklarından sonra, işte O'na teşekkürümüz!
Bize emanet etti ama sahip çıkamadık...
İçi boş bir sevgiydi sadece yaşadığımız. Bir kitap gibiydi oysa O'nu sevmek. Biz sadece kapağının ışıltısında kaldık. İçinde yazanları ne okuduk ne anladık...
Biz de çarpım tablosu ezberlemiş çocuk gibiyiz... Birbirimizden farkımız yok...
Yaşadığımız ne varsa, yaşamaktan korktuğumuz ne varsa, beğenmediğiniz, eleştirdiğiniz ne varsa; hepsi sizin eseriniz. En çok O'nu sevenlerin eseri... O'nu anlamayanların, O'nu ezberleyenlerin eseri... Bizim eserimiz...''
Hadi bana söyle, kim olursa olsun, peygamberden sonra Müslümanlığa bu kadar hizmet etmiş, yararlı olmuş birilerini söyle!
Savaşlardan, bu toprakların Müslüman olmasından bahsetmiyorum! Boş ver yüz milyonlarca insanın bu topraklarda ibadetlerini O'nun sayesinde özgürce yapmasını... Boş ver! Senin daha iyi bir Müslüman olmanı sağlayan, evinde o çeviri gibi (Elmalı Hamdi Yazır Kuran-ı Kerim tefsiri) bir kitap bulunmasını sağlayan, peygamberin kıymet biçemediği yetişmiş alimleri dinleyip, anlamanı sağlayan, düşünmeni, anlamanı ve doğru seçimi özgürce yapmanı sağlayan birini söyle... Bu kadar fayda sağlamış, bu dine bu kadar hizmet etmiş birini söyle!
Daha iyi ezberlesinler diye boncuklar, resimler, animasyonlar, tabletler, akıllı tahtalar, teknoloji kullanıyoruz. Buna da iyi eğitim deyip kendimizi bir güzel kandırıyoruz. Teknolojiyle yaptığımız sadece daha iyi ezberlemekten ötesi değil.
Matematiğin ne olduğun, özünü, mantığını anlatmıyoruz. Sonra ileride denklemler, problemler falan gelince, neden yapamadı! Yapamaz tabi, matematik öğretmedik ki! Tek yaptığımız ezberletmek.