Tolstoy bütün insanların ortak sonu olan ölüm ile karşımıza geliyor .. İvan İlyiç’in hastalık süreci ve yavaş yavaş yaklaşan hazin sonunu nasıl kabullenemeyişini okuyoruz. Kısacık kitapta öyle derin şeyler işlenmiş ki.. Kötü şeyler hep başkalarının başına gelir zannederken, insanların ölürken bile yalnız olduğu gerçeğini hayat nasıl da çarpıyor acı gerçekleri yüzümüze…
Yavaş yavaş ölürken hayatımızı acaba hakkıyla yaşadık mı sorusu akıllara geliyor. "Belki de sürdüğüm yaşam, sürdürmem gereken yaşam değildir?" Bu alıntı mesela size ne çağrıştırıyor? Bakış açımızı değiştirip hayata farklı bir penceren baksak belki hakkettiğimiz hayatı yaşayabiliriz değil mi ? Belki o zaman ölüm bir gün geldiğinde pişmanlık hissimiz ya da korkumuz olmaz. Ne dersiniz ?
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202260,9bin okunma