aliyee

aliyee
@Kitapyummy
sosyolog/ lojistik
Selçuk üniversitesi
İstanbul
3 Temmuz
180 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·163 syf.··
2021 26. kitabı
Çoğu okuyucuya göre aşk kitabı olarak nitelendirilse de benim için Raif Efendinin topluma ve kendi karşı yabancılaşma serüvenini anlatan bir kitap. Berlin’de yaşamaya başlayan Raif bey bir sergide gördüğü tablodaki kadına aşık olur ve her gün o tabloyu izlemek için sergiye gider. Tabloya o kadar derin bağlanır ki konuştuğu kişinin tablodaki kadın olduğunu bile anlamaz. Bir gün o tablodaki kadın ile birbirlerine aşık olurlar ve serüven başlamış olur. Maria'nın geçmişinde yaşamışlıklarından dolayı kimseye inanmaması ve Raif Bey'e de çok sonradan gerçekten inandığı için, yaşanmayı hak edilmiş bir aşkı çok kısa süre de yaşayıp, çok kısa sürede kaybetmeleri çok üzücüydü. #alıntı "İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor." “Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi.” “Sen, hâlâ kalbimin en güzel odasındasın.."
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2020 01:11
Birbirinden bağımsız görünen, farklı yaşlarda ve sınıflarda olan 3 karakterin yaşamlarının aslında ne kadar benzer olduğunu anlatan bir kitap. Renée, 54 yaşında lüks bir apartmanda kapıcı. Paloma, apartman sakinlerinden 12 yaşında küçük bir kız ve Kakuro Ozu, apartmanda boşalan daireye yerleşen Japon beyefendi. Kimse Tolstoy okuyan bir kapıcı ve felsefi bir bakış açısıyla etrafında olan biteni eleştiren küçük bir kız hayal etmez. Kimse Kakuro Ozu'nun yaptığı gibi bir kapıcıyı ile yakından ilgilenmez. Bütün bunları bize anlatan bir eser ile karşınızdayım. Günümüz toplum normlarına ışık tutmuş Barbery. Toplumsal kalıpların aksine her sınıftan insanın arkadaşlık kurabileceğine dair önemli izlenimler mevcut. #alıntı “…güzel olan şey, geçerken yakalanandır. Şeylerde güzellikle ölümün aynı anda görüldüğü, o geçici dış görünümleridir.” “Bu daimi aynalarda kendimizi tanımadan yalnızca kendimizle karşılaşıyoruz. Eğer kendimizi fark edersek, başkasında yalnız kendimize baktığımızın, çölde tek başımıza olduğumuzun bilincine varırsak, deliririz.” “İnsan kendi tekilliğinin işaretini göreceğini sanırken, kar­şısında egemen bir toplumsal davranış kalıbı keşfedince daima fazlasıyla allak bullak olur. Allak bullak edici ve hatta inciticidir bu.”
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
Puan vermedi
Freud’un , insanlığın tüketirken modernleştiğini düşünmesindeki hatalarını ele aldığı bir eser. İnsanlar, yüzyıllardır acıdan kaçınmanın ve mutluluğun kaynağını bulmanın peşinde kendini harcamış. Uygarlığın Huzursuzluğu kitabında, bu arayış sürecinde yaşadıklarımızdan ve bunların ruhsal yaşantımızda etkileri ele alınmış. Freud’a göre acının üç kağnağı var. Doğanın gücü, bedenin zayıflığı ve sosyolojik normlar. Kişi sürekli kendini frenleyerek çoğu zaman kendinden başka kalıba girerek uygarca davranmaya çalışırken başkalaşıyor, bu kişilerle de huzursuz toplum yaratılmış oluyor. Uygarlığın varlığı, özgürlüğümüzü kısıtlar ve cinsellikle bir karşıtlık yaratır. Maruz kaldığımız bu kısıtlama ve karşıtlıklar, üstbene karşı korku duyulmasına bununla beraber gelen suçluluk duygusu ise devamlı bir iç çekişmeye ve mutsuzluğa sebeb oluyor. #alıntı "Acıya karşı en korunmasız olduğumuz zaman, sevdiğimiz zamandır; en çaresiz olduğumuz zaman ise, sevdiğimiz nesneyi ya da onun sevgisini yitirdiğimiz zamandır." “İnsanların hepsi sevilmeye layık değil.” "Dünyayı döndüren açlık ve sevgidir.”
Uygarlığın HuzursuzluğuSigmund Freud · Metis Yayıncılık · 20203,979 okunma
Puan vermedi
Zeze hem çok yaramaz hem çok duygusal bir çocuk. Kitap sürekli şiddet gören Zeze’nin çocukluk yıllarını anlatıyor. Fazla duygusal bir eser olduğunu düşünüyorum. Yeri geliyor Zeze’ye kızıyorsunuz yeri geliyor onun için üzülüyorsunuz. Ailesinden yeteri kadar sevgi görmediği için bu sevgiyi başkalarında aramaya çalışıyor. Ne yaşadıysa bahçelerinde sahiplendiği Portakal fidanına anlatıyor. Fidanın ona nasihatler vermesini ve onu dinlemesiyle kendini değerli hissetmeye başlıyor. Bir gün herkesin korktuğu Portekizli biriyle tanışıyor ve onu babası yerine fidanını ise en iyi dostu yerine koyuyor. Her şey onun için güzel giderken Portekizli ölüyor ve şeker portakalı fidanı da kesiliyor. Zeze iki acıyı birden küçük yaşta kabinde sonuna kadar yaşıyor. Zeze gördüğü şiddet nedeniyle bir güneş olmaktan çok patlamaya hazır bir yanardağ gibi büyümüş. Sevgi gördüğü yerde ise sönmüş. Sonuç olarak ne kadar kurgusal bir eser olsa da çocukların yaşamında ailenin ve eğitimin önemi ve değişim açıkça görülmekte. #alıntı “Çocuk yüreği unutur ama affetmez.” "Bir kış sabretmişsin de tam çiçek açacakken dolu vurmuş gibi oluyor bazen hayat." “Canın yanmış, gülümsemişsin. Kimse anlamamış.” "Evet, öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones'un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek."
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Şeker Portakalı ile başlayan serinin son kitabı. Zeze artık genç bir delikanlı ve ilk aşkı tadıyor. . Zeze artık yetişkin bir birey olarak sorumlulukları artar. Bir yandan hasta babasına bakarken onun gözünde hala görünmez olmayı kendisine yediremiyor. Zeze'nin gençlik maceraları, aile sorunları , aşkı ve duygusal çalkantıları Şeker Portakalında olduğu gibi detaylı bir şekilde anlatılmamış, biraz daha yüzeysel geçilmiş gibiydi. Zeze ne kadar büyümüş ,olgunlaşmış gözükse de, yine bildiğimiz kırılgan ,naif ve sevgiye muhtaç küçük bir çocuk gibi…. #alıntı “Ayağımıza bir parça çamur bulaşması, günün birinde toprak olacağımızı hatırlatır.” “Ben hiçbir şey olmak istemiyorum. Bende serseri ruhu var. Beni sevmek isteyen, olduğum gibi kabul eder.” “Bütün hayatım boyunca böyle olmuştu, istediklerim, artık onlara sahip olamayacağım zaman karşıma çıkıyordu.” “Artık bir daha ağlamayacaktım. Bir daha hiç kimseyi asla sevmeyecektim. Hiç kimseyi. Dünya çok kötüydü.”
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,7bin okunma