Bu zamanın egemenleri sanki sadece insanlarla büyük işler yapmayı hedefliyor. İsterdim ki, daha ziyade büyük insanlar yaratmayı düşlesinler; üründen çok üretene değer versinler ve her insanın bireysel düzeyde güçsüz olduğu bir ulusun uzun süre güçlü kalamayacağını, şimdiye dek ürkek ve gevşek yurttaşlardan enerjik bir halk oluşturulabilecek ne bir toplumsal form ne de bir siyasal düzenleme bulunabilmiş olduğunu hatırlasınlar.
Siyaset dünyası değişiyor; artık yeni dertlere yeni dermanlar aramak gerekiyor. Toplumsal iktidara geniş ama görünür ve değişmez sınırlar çizmek; özel kişilere belli hakları tanımak ve bu haklardan tartışmasız yararlanmaları güvenceye almak; bireye kalan azıcık bağımsızlığı, gücü ve özgürlüğü de korumak; bireyi toplumun seviyesine yükseltmek ve topluma karşı desteklemek: bence, girmekte olduğumuz çağda yasa koyucunun ilk hedefi bunlar olmalıdır.
(...) Bugünlerde bir yurttaşın kendini savunabilmesinin sadece tek bir yolu var, o da tüm ulusa, ulusta kendisine kulaklarını takarsa insanliğa seslenmek. Bunu yapabilmesinin tek bir yolu var; o da basın.