Çiçek Mutlu

Gözümün önüne getiriyordum: Herhalde bu adamı bir kobra yılanıyla bir zindana kapamışlardı ve adam saçı sakalı bembeyaz olmuş, bu haliyle çıkmıştı zindandan.
Sayfa 55 - YKY·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"O da bir zamanlar buradaydı. Siz gelmeden önceydi bu. O şimdi iyi; şartlı olarak çıkardılar. Doktor Nisea onun benim Yüce Annem olduğunu söylüyor. Hayatımı sanki bir tanrıçaymış gibi ona tapmaya adamışım. Onun arketipini evrene yansıtmışım; gözüm ondan başka bir şey görmüyor; onun dışında her şey bana gerçek dışı görünüyor. Bu yolculuk, sizler, Doktor Nisea, Kansas City kliniği, hepsi bir gölgeden ibaret."
Sayfa 298 - Alfa edebiyat·Kitabı okudu
"Bilincin zayıf düşmüş dolayısıyla artık harekete geçemiyor. Elinde, bilinçdışından aldığı hariç, hiçbir yetki kalmamış ve şu anda bilinçdışından kopmuş vaziyette. Dolayısıyla da anima vasıtasıyla herhangi bir uyum sağlanabilmesi de mümkün değil. Aslında şizofreninin epeyce yumuşak bir türü. Yine de bir psikoz ve bir Federal klinikte tedavi edilmesi şart. Kansas City'den döndüğünde seni yine görmek isterim. Durumundaki iyileşmenin olağanüstü olacağını biliyorum."
Sayfa 291 - Alfa edebiyat·Kitabı okudu
"Onu tehlikeli, düşmancıl, son derece güçlü bir varlık olarak tecrübe etmene rağmen yine de çekici buluyorsun. O tüm zıtlıkların vücut bulmuş hali; hayatın bütünlüğü onda ama aynı zamanda ölü; tüm aşk onda ama bir taraftan da soğuk; zeki ama zekâyı yaratıcı olmayan yıkıcı bir analitik eğilime aktarıyor, yine de yaratıcılığın kaynağı olarak görülüyor. Bunlar bilinçdışında uyuklayan zıtlıklardır ve bilinçteki formlar tarafından bastırılırlar. Zıtlıklar doğrudan tecrübe edildiğinde, senin durumunda olduğu gibi, onları idrak edemez ve onlarla başa çıkamazsın. Neticede egonu dağıtıp yok ederler. Çünkü bildiğin gibi onlar orijinal biçimleriyle arketiplerdir ve ego onları ortadan özümseyemez." "Anlıyorum," dedim. "Yani bilincin kendi kolektif yönleriyle ve kendi bilinçdışıyla uzlaşmaya varmak için verdiği bu büyük mücadele aslında başarısız olmaya mahkumdur. Bilinçdışının arketiplerinin dolaylı olarak, anima aracılığıyla tecrübe edilmesi ve çift kutuplu niteliklerinden bağımsız, fayda sağlayacak biçimde ortaya çıkmaları gerekir. Bunun gerçekleşmesi için de bilinçdışınla tamamen farklı bir ilişki kurman gerek; göründüğü kadarıyla sen edilgen kalmışsın ve bilinçdışı tüm karar yetkisini ele geçirmiş."
Sayfa 289 - Alfa edebiyat·Kitabı okudu
PKD Sadık Hidayet okumuş muydu acaba? Kitaplar içiçe geçti bu kısımda
"Şizofreninin ilk biçimi güneş merkezlidir. Yani güneşin tanrılaştırıldığı ve tapıldığı, hastanın aslında güneşi babanın yerine koyduğu biçim. Sende bu yok. Güneş merkezli şizofreni en ilkel biçimdir ve bilinen ilk dinle, güneşe tapınmayla özdeşleştirilir. Roma devrinin güneşi merkez alan Mitharizm kültünü de içine alır. Yine güneşi merkez alan İran kültü yani Mazda'ya tapınma da bunun içindedir." Başımı sallayarak "Evet," dedim. "Sendeki Magma Mater, Miken Medeniyeti döneminde Akdeniz'deki dişi tanrıçalara tapınan kültle özdeşleştiriliyor. İştar, Kibele, Attis, ve daha sonraları Athena... ve nihayet Bakire Meryem. Senin yaşadığın tam olarak şu; animan, yani bilinçdışının vücut bulmuş hali, onun arketipi, dışarıya, kozmosa doğru yansıtmış ve burada algılanarak ona tapılmış."
Sayfa 288 - Alfa edebiyat·Kitabı okudu