Nietzsche'yle beraber düşünce yolculuğuna çıktım ve böyleyece cümlelerin hatta kelimelerin derinliklerinde kaybolurken tanıştım onunla. İlk defa bir kitap beni cümleleri üzerinde bu kadar çok düşündürdü, tekrar tekrar okuma ihtiyacı hissettim çoğu zaman.
Bazen ilgisiz kaldığım anlar oldu söylediklerine. O zaman hoop bi' el tuttu elimden, çekti yine o büyülü dünyasına. Bilmece çözer gibi ne anlatmak istediğini bulmaya çalıştım, okudukça yapboz parçaları gibi yerine oturuyordu kavramlar. O zaman keyif aldım kitaptan.
Bu kitap, bir kere okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Arada sayfalarını karıştırıp Nietzsche'nin hitap ettiği "o kulaklar" olabiliriz mesela. Belki ben henüz olamamışımdır :) O yüzden Nietzsche'yle yolculuğa devam...
Öğrenin şu bilgelik sözümü: En kötü şeyin bile iki iyi ters yüzü vardır, - en kötü şeyin bile dans edecek iyi bacakları vardır: bu yüzden, daha yüce insanlar, doğru bacaklar üzerinde durmayı öğrenin.