… Bir yamçısı, bir başkasıyla değiştokuş edebileceği bir kitabı ve bir sürüsü vardı. Bununla birlikte, en önemlisi, her gün yaşamının büyük düşünü gerçekleştiriyordu: Geziyordu. Endülüs ovalarından bıkınca koyunlarını satıp denizci olabilirdi. Denizden usandığı zaman da birçok kent, birçok kadın tanımış, birçok mutluluk olanağı yaşamış olurdu.
Aynı kafadan olma hayali, kavrayamama olasılığının ve hatta kavrayamama mevzusunun toptan ortadan kalkacağı bir insan grubuna ya da bir çifte dair düştür.
Arayış, buna değip değmeyeceğinin keşfedilme sürecidir de denilebilir (“yaşamınızı bulmak için önce onu kaybetmelisiniz” anlayışının bir türevidir bu).