E. Ş. Ravenheart

E. Ş. Ravenheart
@Kontess0n
𝒯𝒽ℯ 𝓈𝓂ℯ𝓁𝓁 ℴ𝒻 𝓁𝒶𝓋ℯ𝓃𝒹ℯ𝓇, 𝒷ℴℴ𝓀𝓈 𝒶𝓃𝒹 𝒷𝓁ℴℴ𝒹.
35 okur puanı
Haziran 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi·614 syf.··
2026 5. kitabı
Normalde Dark romance okuyan birisi değilim, çok hoşlandığım bir tür değil kendisi fakat sosyal medyada o kadar öneriliyordu ki bu kitap dayanamayıp okumaya karar verdim. Kitabı beğendim mi beğenmedim mi asla anlamadım. Kitap ana karakterimiz Meira'nın hafızasını kaybetmiş bir halde düşmanının evinde uyanmasıyla başlıyor. Bize verilen şey şu: Meira zamanında çok büyük bir günah işlemiş ve düşmanı olan adam diyor ki yaptıklarının bedeli çok büyük, seni öldürmek bile yaptıklarının yanında az kalır, sana hepsinin bedelini ödeteceğim. Fakat biz 600 sayfa boyunca Meira'nın ne yaptığını asla öğrenemiyoruz. Yazarın diline lafım yok, sürekli şimdi ne olacak sorusuyla sayfaları ardı ardına çevirdim. Uzun bir kitap olmasına rağmen çok çabuk okudum kitabı, sadece bazı kısımların çok fazla tekrarlandığını düşünüyorum. Onun dışında belli bir yerden sonra kitap pek gerçekçi gelmemeye başladı bana.. Normal bir insanın o kadar eziyete dayanabileceğini zannetmiyorum. Özellikle 408. Sayfadan sonra Meira'nın şoka gireceğinden ya da uzun zaman kendine gelemeyeceğinden emindim ama bir anda öpüşüp sevişmeye başladılar(?!?) ve o an ne oluyor lan diye düşündüm. Yinede kitapta değinilen politika, ırk, siyaset ve mitoloji kısımlarını sevdim. Bomboş bir kitap değil en azından, yinede fazla uzatılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sanırım dört kitap olacakmış, daha kısa işlenebilir miydi seri? Evet. Yinede devam kitaplarını alacak mıyım? Evet. Yazar ilk kitabı yazarken büyük ihtimalle devamını da merak edip alsınlar diye düşünerek yazdı ve başarılı da oldu çünkü neler olacağını gerçekten merak ediyorum. Diyeceklerim bu kadardı. Kitabı okuduysanız düşüncelerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin. <3
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025547 okunma
Reklam
9/10
·416 syf.··
2026 4. kitabı
İkinci kitap yeni bitti :') Zaten kitabı beğeneceğimi biliyordum, genel olarak yazarın kitaplarını seviyorum fakat ikinci kitap hem diliyle hem de kitabın içinde geçen olaylarla çok farklı hissettirdi bana ve bunu nasıl açıklayacağımı inanın ben de bilmiyorum. İkinci kitap birinci kitaba kıyasla daha duygusaldı. Özellikle son kısımları okurken boğazıma öyle bir ağrı girdi ki kitabı okumaya devam etmek için ağrının geçmesini beklemek zorunda kaldım. Damla'nın bu kitabı yazarken neden psikolojik olarak yıprandığını çok iyi anlıyorum. Yinede sanıyorum ikinci kitabı daha hızlı okudum. Olaylar aktı gitti ve bir anda kendimi son sayfaları okurken buldum. Kitabın sonundaki iki ayrı öykü çok güzeldi... Özellikle son zamanlarda tam da Uzak suların halkı gibi bir şey okumak istiyordum, her ne kadar kısa olsa da bu isteğimi biraz olsun tatmin etmiş oldu. Üçüncü kitap elimde olmasına rağmen son kitap olduğu için hemen okumak istemiyorum ama deli gibi de merak ediyorum neler olacak.. Karakterlere veda edeceğimi bildiğim için buruk bir hüzün var içimde. (Kitabı okuduysanız düşüncelerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin ) Gümüş Yürek 2 D. N. Archeron
Gümüş Yürek 2D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2024867 okunma
Puan vermedi
Oblivion okuduğum ilk zombi kurgusuydu. Kitapta olaylar çok hızlı başlıyor ki bunu sevdim. Kitap Sibirya'da ortaya çıkan bir virüsün bütün dünyaya yayılıp insanları zombiye çevirmesini anlatıyor. Biz de bir arkadaş grubunun hayatta kalma mücadelesini okuyoruz. Kitabın puntoları büyük ve oldukça hızlı ilerliyor, üç oturuşta bitirebileceğiniz, okuması basit çıtırlık bir kitap. Kitapla ilgili hoşuma gitmeyen şey detaysızlığıydı, betimlemeler yok denecek kadar azdı bence. Karakterler ve ortamlar kafamda çok canlanmadı ne yazık ki.. Ayrıca zombilerin'de daha detaylı yazılmasını isterdim. Kitapla ilgili mantıksız bulduğum tek sahne hamile bir kadının doğum yapar yapmaz ayaklanması oldu, ayaklanmakla da kalmayıp zombilerle savaşmaya başlıyor ki bu kelimenin tam anlamıyla imkansız bir olay. Benim kitapla ilgili düşüncelerim bu şekildeydi. Eğer kitabı okuduysanız düşüncelerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin.
OblivionEge Demirbüken · Ren Kitap · 202520 okunma
Puan vermedi·824 syf.··
2025 17. kitabı
Kalıntı yazardan okuduğum ilk kitaptı. Kitap başarılı bir psikiyatrist olan Ezel Asral'ın ünlü bir iş insanı olan Barbaros Özekli'nin yoğun isteğiyle şizofreni kızı Karmen'i tedavi etmek için Karmen ile aynı kalede yaşamayı kabul etmesiyle başlıyor. Dürüst olacağım kitaba ilk başladığımda hem konusu hem de ilerleyişi çok hoşuma gitmişti. İlk sayfaları büyük bir zevkle okudum ve dedim ki tamam kitap kalın, puntoları küçük ama ben bu kitabı 2 güne bitiririm. Fakat Ezel, Karmen ile yakınlaştıkça kitap beni sıkmaya başladı. Kitap bir anda vıcık vıcık bir romantizm kitabına döndü... Ezelin sürekli Karmen hakkındaki düşünceleri, Karmen'in çocuksu ve bencil tavırları, arkadaş grupları toplandığında yaptıkları sohbetler.. Bunlar kitap boyunca beni rahatsız eden bir kaç kısım sadece. Ayrıca olaylar bir yerden sonra kendini o kadar tekrarlamaya başlıyor ki okurken oldukça sıkıldım. Aslında konu olarak çok mükemmel bir kitap bunu net bir şekilde söyleyebilirim, gayet de akıcı bir dili var ama kitaptaki olayların işleyiş şekli ve kitabın uzunluğu yüzünden bir yerden sonra okumak zor gelmeye başlıyor. Ben romantik kitaplardan pek hoşlanmıyorum biliyorsunuz ama eğer romantik ve hafif gerilim kitaplarından hoşlanıyorsanız önerebileceğim bir kitap. Sanırım bu kitap yazarın ilk kitabi ve 17 yaşında yazmış. O yüzden şu an kaleminin daha çok geliştiğini tahmin ediyorum, bir ara diğer kitaplarına da göz atmak istiyorum. Benim düşüncelerim bu şekildeydi, eğer kitabı okuduysanız düşüncelerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin.
KalıntıCeren Melek · İndigo Kitap · 202555 okunma
Puan vermedi
Senin yüzünden yazardan okuduğum ilk kitaptı. Kitap psikolojik gerilim-korku olarak geçiyor ama bu kitap kesinlikle bir korku kitabı değil bence. Daha önce okuduğum korku-gerilim kitaplarına hiç benzemiyor. Kitabın dili çok basit geldi benim için ben bu türde kitaplar okurken daha karmaşık bir dil okumayı daha çok seviyorum. Olaylar hep birbirini tekrarlıyor ve korkuyu yeterince hissedemiyorsunuz ama yinede kitap kafanızda oluşan acaba şimdi ne olacak sorusuyla kendini okutuyor, sonu ise ne kadar tahmin edilebilir olsa da hoşuma gitmedi değil. Sanırım bu kitap yazarın bu türde yazdığı ilk kitaptı bunların sebebini ben buna bağladım bu türde yazmaya devam ederse ilerde daha iyi eserler çıkaracağına eminim. Eğer bu türe yeni başlayacaksanız başlangıç kitabı olarak önerebileceğim bir kitap ama hep bu türde okuyorsanız o zaman sizi tatmin edeceğini zannetmiyorum. Kitabı okuduysanız düşüncelerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin
1000Kitap
Senin YüzündenR. İdeli · Artemis Yayınları · 2025473 okunma
Reklam