Gerçekten, vahiylerdeki bazı düzenlemeler, ilk Müslüman topluluklarından çok farklı koşullar içinde bulunabilecek sonraki İslam kuşaklarına uyacak nitelikte değildi. Örnek olarak, inancın misyonerlikten çok Allah için savaş yoluyla yayılması, köle olarak kullanılacak savaş tutsaklarını da içeren ganimetlerin bölüşülmesi, hırsızın elinin kesilmesi konularıyla ilgili düzenlemeler gösterilebilir. Bunlar sonraki kuşakların karşısına (uyulup uyulmaması konusunda) çetin sorunlar çıkarmıştır. Örneğin, hacca gidilip orada kurban kesilip dağıtılması, gelir kaynakları kıt bir yörenin insanlarına Kuran'da belirtildiğine göre (bir çevirideki Türkçesiyle) "maişet nedeni" olarak buyrulmuştu. Suudi Arabistan topraklarında varsıl petrol yataklarının bulunup işletilmeye başlanmasından sonra durum değişti. Hac, amacına ters düşmüş olup, çoğunlukla yoksul ülkelerin İslamlarının, varsıl bir İslam ülkesinin varsıl mülk sahiplerinin daha da varsıllaşmalarına yaramakta. Bu ara, her yıl hacda kesilen yüzbinlerce kurban, çevrede onların verileceği kadar fazla yoksul bulunmadığından, uzun yıllar grayderlerle toprağa gömülmüştü.