...Bunlardan biri toplumsal katmanların varlığını "yaratılıştan eşitsizlik" ile açıklayan Enki ile Ninmah mitosudur:
Tanrılar, insanın yaratılması başarısını kutlamak için verilen şölende esrik (sarhoş) olacak derecede içerler. Bu ara insanın yaratılmasında en önemli rolü kimin oynadığı tartışma konusu olur. Tanrı mı, tanrıça mı? Aklı veren Bilge Tanrı Enki, başrolü kendisinin oynadığını ileri sürer. İnsanı balçıktan yapan Doğum Tanrıçası Ninmah, insanı kendisinin yarattığı savındadır. Tartışma bir yarışmaya dönüşür. Bakalım hangisi daha üstün insanlar yaratacaktır? Yarışmanın kuralı, birinin yapıp yarattığı insana, ötekinin yaratılışına uygun bir yazgı biçmesidir. Önce Ninmah, cinsellik organları bulunmayan bir erkek ile bir kadın yapar. Enki hadım erkeğin yazgısını krala hizmet olarak saptar. Enki'nin yaptığı ise, bedence ve akılca zayıf insanlardır. Ninmah onlara ne tür yazgılar biçeceğini bilemeyip Enki'ye lanetler okur. Sonunda onlara verilen enoş adı, İbranicede zayıf, hasta, aynı zamanda "insan" anlamındadır. (Bu, Kuran'a "Nisa", 28'de "insan zayıf yaratılmıştır" biçiminde yansıyacaktır.) Anlaşılan doğuramayan yaratığa tapınakta yün eğirme (kadın köle) yazgısı biçilir. Ötekilere de eksik, kusurlu yaratışlarına uygun görevler yüklenecek yazgılar bulunur. Bu mitosun fazla açıklamaya gerek kalmayacak biçimde, tanrı-kul eşitsizlikçi ilişkisi paradigmasından (örnek alınacak örnekten) gidilerek efendi-köle, yöneten-yönetilen ilişkilerini ve uygar toplumdaki işbölümünü, meslekleri doğuştan eşitsizlik ve yazgı ile açıklama girişimi olduğu ortada. Dolayısıyla onun bir "sınıf ideolojisi" olduğu söylenebilir.