Koray Durdu

Uygarlığın Eski Dünya'ya Yayılması - Uygarlığın Yayılmacı Güçleri
Uygar toplumun çağımızın emperyalizmine ve küreselleşmesine varacak olan eğilimi doğuşuyla birlikte başlamış gibidir. Bu yolda Batı emperyalizminin ünlü "3M" taktiğini anımsamamak elde mi? Önce misyonerlerin (İng. Missionary) gönderilmesi. Onların ayak izlerini tutturarak tacirlerin (İng. Merchant) gelişi. Misyonerlerin ve tacirlerin işlerini rahat yürütebilmeleri için, çıkan bir sorun bahane edilip ordunun (İng. Military) çağrılması. Bu taktiğin bile ilk uygarlıklardan başlanarak uygulanmış olabileceğinin ipuçları var. Gerçekten Asur'un Anadolu ticaret kolonileri kanalıyla Mezopotamya çiviyazısı ile birlikte tanrıları yayılırken, kendilerini güvende görmeyen tacirlerin, savaşçı birlikleri göndermesi için Asur'a yazılmış mektupları elimizde (bak. Childe, tarihte neler oldu, s. 100). #s.429=144 no'lu alıntı#
Sayfa 459·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Tufan mitosu
Tufan'ın Kutsal Kitap içindeki bildik anlatımında, Yehova Noah'a "seninle beraber oğulların ve senin karın ve oğullarının karıları" sözlerinden, kurtulacakların Noah'ın ailesiyle sınırlı tutulduğu anlaşılıyor. Ondan farklı olarak, Gılgamış destanı içindeki anlatıda, "tüm zanaatçılar tekneye alındı" diye yazılıdır. Ayrıntı gibi görünen bu fark önemlidir. Çünkü sorun yalnızca canlılığın, insanlığın değil (asal öğelerinden biri olan zanaatçıları ile birlikte) uygar (katmanlı) toplum düzeninin kurtarılmasıdır.
Sayfa 421·Kitabı okudu
Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Tufan mitosu
Ziusudra, ölümsüzlüğün gizini vermeden önce, nasıl ölümsüzlükle ödüllendirildiğini anlatırken Tufan mitosundan söz eder. Sümer tabletlerinde Gılgamış destanı içinde anlatılan Tufan mitosunun kahramanının adı, mitos Babilonya tabletlerine geçirilirken Utnapiştim, Kutsal Kitap'a aktarılırken Noah, Kuran'da Nuh olur!
Sayfa 420·Kitabı okudu
Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Gılgamış destanı
...Gılgamış'ın varlığının üçte ikisinin tanrı, üçte birinin insan olduğu mitosu, "tanrı-yönetici" kavramından "tanrı vekili yönetici" anlayışına geçiş köprüsünü oluşturmuş görünüyor. Ama böyle bir tarihsel olguyu yansıtıyor olmasa da, uyruklarından farklı olarak "tanrı kökenli yönetici" kavramı, içinde yöneten-yönetilen farklılaşmasını haklı gösteren bir "yönetim ideolojisi" (ya da "siyasal ideoloji") barındırmaktadır.
Sayfa 420·Kitabı okudu
Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Enki ile Ninmah mitosu
...Bunlardan biri toplumsal katmanların varlığını "yaratılıştan eşitsizlik" ile açıklayan Enki ile Ninmah mitosudur: Tanrılar, insanın yaratılması başarısını kutlamak için verilen şölende esrik (sarhoş) olacak derecede içerler. Bu ara insanın yaratılmasında en önemli rolü kimin oynadığı tartışma konusu olur. Tanrı mı, tanrıça mı? Aklı veren Bilge Tanrı Enki, başrolü kendisinin oynadığını ileri sürer. İnsanı balçıktan yapan Doğum Tanrıçası Ninmah, insanı kendisinin yarattığı savındadır. Tartışma bir yarışmaya dönüşür. Bakalım hangisi daha üstün insanlar yaratacaktır? Yarışmanın kuralı, birinin yapıp yarattığı insana, ötekinin yaratılışına uygun bir yazgı biçmesidir. Önce Ninmah, cinsellik organları bulunmayan bir erkek ile bir kadın yapar. Enki hadım erkeğin yazgısını krala hizmet olarak saptar. Enki'nin yaptığı ise, bedence ve akılca zayıf insanlardır. Ninmah onlara ne tür yazgılar biçeceğini bilemeyip Enki'ye lanetler okur. Sonunda onlara verilen enoş adı, İbranicede zayıf, hasta, aynı zamanda "insan" anlamındadır. (Bu, Kuran'a "Nisa", 28'de "insan zayıf yaratılmıştır" biçiminde yansıyacaktır.) Anlaşılan doğuramayan yaratığa tapınakta yün eğirme (kadın köle) yazgısı biçilir. Ötekilere de eksik, kusurlu yaratışlarına uygun görevler yüklenecek yazgılar bulunur. Bu mitosun fazla açıklamaya gerek kalmayacak biçimde, tanrı-kul eşitsizlikçi ilişkisi paradigmasından (örnek alınacak örnekten) gidilerek efendi-köle, yöneten-yönetilen ilişkilerini ve uygar toplumdaki işbölümünü, meslekleri doğuştan eşitsizlik ve yazgı ile açıklama girişimi olduğu ortada. Dolayısıyla onun bir "sınıf ideolojisi" olduğu söylenebilir.
Sayfa 419·Kitabı okudu