Koray Durdu

Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Enuma Eliş yaratılış destanı
...Enki, parlak bir çözüm bulur: Tutsak tanrıların çalıştırılması yerine, onların yerine çalıştırılıp, tüm tanrıları besleyip onların ayak işlerini görecek olan, onlara benzeyen bir canlı türünün yaratılması! Bu akıl benimsenir; görev Doğum Tanrıçası Ninmah'a verilir. Ninmah kafasına tanrının imgesini düşürür. Ve elini daldırıp suların engininin dibinden alıp çıkardığı bir avuç çamurdan insanı [İbranicede "çamurdan", "insan" anlamlarına gelen "adam"ı] biçimlendirir. Mitosun Babil (Enuma Eliş) çeşitlemesinde, insanı yaratma onuru (Enki ile Ninmah'tan alınıp) Babil Tanrısı Marduk'a verilmiştir. ...Mitosun Sümer ve Babil kaynaklı bu iki çeşitlemesinde, ayrıntılar farklı olsa da amaç ve sonuç aynıdır: İnsanın yaratılışının amacı, insanın varlık nedeni, tanrılara hizmet, kulluk, açıkçası kölelik etmektir. "Kul" kavramının dindeki öneminin, yoğunluğunun ve günümüze dek sürdürülmesinin altında bu amaç yatmaktadır!
Sayfa 417·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Enuma Eliş yaratılış destanı
Sonra (İÖ 2. binyılda) yazıya geçirildiği anlaşılan "Enuma Eliş Babil Yaratılış Destanı" olarak anılmaya başlanan öykünün İÖ 3. binyılda derlenip tabletlere geçirilmiş bir geleneğe dayandığı anlaşılmıştır: Sümer Yaratılış Mitosu! Mitos, Babilonya imparatorluğu döneminden sonra yaşanan Asur egemenliği döneminden kalma tabletlerde, karşımıza Asur Yaratılış Mitosu olarak çıkmaktadır. Asur imparatorluğunu izleyen Yeni Babilonya döneminde, İmparator Nebukadnezar (İÖ 587'de) Yahuda krallığını yıkıp Yahudi seçkinlerini sürgün olarak Babil'e getirir. Onları etkilemesiyle yaratılış mitosu, Yahudi kültürüne (Yahudacılığa yani Yahudiliğe) geçirilmiştir. Şöyle ki, sürgündeki Yahudi seçkinleri, geleneklerini unutmamak için Tevrat'ı oluşturacak kitapları derlerken, bir yaratılış mitoslarının bulunmadığını anlamışlardır. Anlayınca, Babil yaratılış destanı Enuma Eliş'i (elbette adını değiştirip tanrıları Yehova'ya uyarlayarak) kutsal kitaplarının başına ("Tekvin", 2001 Yeni Çeviri'de "Yaratılış" kitabına) koymuşlardır. Böylece mitos, tektanrıcı dinsel geleneğe geçmiş olur. Oradan Müslümanların kutsal kitabı Kuran'a alınmıştır! Tüm bu serüveni boyunca, yaratılış mitosunda insanın yaratılışının biçimi (balçıktan yaratılması) ve özü (tanrılara kulluk etmesi için yaratıldığı) değişmemiştir. Bu gerçek, günümüzün tektanrıcı dinsel ideolojisinin kökünün, insanlığın ilk katmanlı (uygar) toplumuna dayandığını, kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymaktadır. Zamanla değişen, yalnızca yaratıcı tanrının adının, siyasal egemenlik durumuna ve mitosu benimseyen halka göre değiştirilmesidir. Sümer mitosunda yaratıcı tanrı, daha doğrusu insanın yaratılması düşüncesinin yaratıcısı, Tanrı Enki'dir. Babil yaratılış mitosunda yaratıcılık, baştanrı tahtına oturtulan Babil Tanrısı Marduk'a verilir.
Sayfa 415·Kitabı okudu
Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Dinsel düşünüşte diretiş
Bunun nedenlerinden biri, günümüzün toplumlarında "egemen üretim biçimi" (endüstri) yanında "yan üretim biçimi" olan geleneksel tarımın varlığıdır. Bunun, egemen bilimsel düşünüş yanında bir "yan düşünüş biçimi" olarak dinsel düşünüşün sürmesini sağlamasıdır. İkincisi, endüstri üretiminin kapitalist yarışmacı biçiminin geçerlilikte olmasıdır. Onunla, değil her an işsiz kalabilen emekçilerin, kapital sahiplerinin bile (aralarındaki yarışma ve iflaslar nedeniyle) yarınlarını güvene alamamış olmalarıdır. ...Korkuları ve umutları yoğunlaştıran bu ortam, rasyonel, bilimsel düşünüşü engelleyip irrasyonel (dinsel) düşünceleri besleyebilmektedir. Üçüncüsü, egemen sınıflar ve onların yönetimleri, eğitim ve kültür politikalarında, çağdışı inançların eleştirilmesine "inançlara saygı" ve "inançlara özgürlük" adına karşı çıkabilmektedirler. Teknoloji alanında yaygınlaştırdıkları bilimsel düşünüşü, toplumbilimlerinde ve tinsel kültür alanında desteklemeye yanaşmamaktadırlar. Tersine kitle iletişim araçlarında (en ileri bilimsel teknolojilerle) çağdışı metafizik düşüncelerin ve mesajların yayılmasını desteklemektedirler. Egemenlerin bilimsel düşünüşü desteklememe, dinsel düşünceleri eleştirmeme, hatta yeniden canlandırma politikalarının altında, kuşkusuz, toplumların alt sınıflarını, yazgı, ötedünya (umudu) düşünceleriyle katmanlı toplumsal düzendeki yerlerinde tutma amaçları yatmaktadır.
Sayfa 412·Kitabı okudu
Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Bilimsel düşünüşün gelişi
Endüstri devrimiyle... ...işliklerin, fabrikaların, seraların çatılarıyla üretim, doğanın kararsızlıklarından (dolayısıyla tanrıların kaprislerinden) kurtarılmış olacaktır. Ne ne ile, hangi koşullarda, ne kadar karıştırılırsa, ne sonuç alınacağı kesinlikle bilinebilecektir. Hangi nedenlerin hangi sonuçlara yol açtığının öğrenilmesi, nedensellikçi bilimsel düşünüşü geliştirecektir. İnsanın üretim sürecine, dolayısıyla geleceğine egemen olduğu bilincini geliştirecektir. Tanrılara inanca gereksinimi azaltacaktır.
Sayfa 411·Kitabı okudu
Mezopotamya'da Uygar Toplumun Gelişmesi - Yazgı kavramı
Astronom dinciler, kentin, toplumun geleceğini etkileyecek (yağışlar, taşkın gibi) doğa olaylarının olacağı zamanı tanrılardan (yıldızlardan) öğrenebiliyorlardı. Buna bakılarak kendilerinden, toplumun geleceğini aynı derecede etkileyebilecek olan barbarların saldırıp saldırmayacağı gibi sorular da (Çin'de "kehanet kemikleri" üzerinde görüldüğüne benzer biçimde) sorulabilecektir. Bu tür sorulara, "bilemeyiz" yerine, kaypak yanıtlar verilecektir. Bunun üzerine, önce yöneticiler, sonra sıradan uyruklar, kişisel gelecekleri ile ilgili sorular da sormaya başlayacaklardır. Karşılığında kazanılacak saygınlık (ya da tersi, yanıtsız bırakılınca yitirilecek saygınlık) hesaplanacaktır. Alınacak armağanlar düşünülecektir. Sonunda, her soruya ("ben bir yıldızlara bakayım" denip) bir yanıt üretme yoluna gidilecektir. Bu çabaları, astronomi bilgilerine dayanan bir "astroloji" (bilim değil) bilgi dalının geliştirilmesiyle sonuçlanacaktır. Astroloji ise, "yazgı" kavramının kapsama alanını genişletip derinleştirecektir.
Sayfa 410·Kitabı okudu