Firavun sanı (Eski Mısır dilinde per-o) "büyük ev" anlamına gelip, Erken Hanedan zamanında egemenin sarayı için kullanılıyordu. Bu etimolojisi, Firavunluğun toplumsal artının toplanıp yeniden dağıtıldığı odak olarak doğuşunu açıklayıcıdır. Firavun sözü neden sonra (ancak Yeni Firavunluk döneminde) egemenin sanı olarak kullanılmaya başlanacaktır.
Tarihyazıcılığında "Firavun" sözcüğünü, belli bir egemenin adıyla birlikte sanı olarak kullanılmadığı durumlarda da hep büyük harfle yazma geleneği vardır. Ayrıca bu sözcüğün "kral" olarak çevrilmesi de doğru değildir. Çünkü kralınkinden farklı bir yönetsel konumdadır. Bir kez bir insan değil tanrı, daha doğrusu tanrının insan bedenine girmiş ruhu olarak görülür. Bu ruh, inanca göre, içine girdiği bedenin ölümü üzerine yok olmayıp yeni egemene geçecektir. Sonuçta Firavun'un Mısır tarihi boyunca kimliği değişmeyen bir tanrı olarak görüleceği anlamına gelir. Bu yüzden tarihte Firavun sözcüğünün her geçtiği yerde aynı kimsenin adı gibi büyük harfle yazılması geleneği oluşmuştur.
Firavunluk yönetiminde bakanlıklara benzer kurumlar gelişmeyeceği gibi, bir yargı kurumu da gelişmeyecektir. Ayrıca, tanrı sayılan bir yöneticiden tanrısal yasaları derletip, (tanrı vekili bir yöneticiden beklenebileceği gibi) onlara kendisinin de uyması beklenemeyecektir. Mısır tarihinde Mezopotamya'nınki benzeri yasa derlemelerinin bulunmayışının nedeni budur.
...kökeni tarihöncesinin karanlıkların-
da kalmış bir gelenekle, Firavunluk anasoyçizgisine göre geçmektedir.
Ama Firavunların (Tanrı Horus gibi) erkek olması beklenmektedir. Bu durum, erkek kültürlü bir göçebe çoban topluluğun kadın kültürü ağır basan yerleşik çiftçi toplulukla karışması senaryosuna uygundur.
Tarihsel gerçeklik böyle olsun olmasın, durumu kurama (Firavunluğun yasallık