Depresyondaki kişi genellikle zor bir problemle karşı karşıyadır. Karşımızda zor bir problem varsa çözüm için büyük bir çabaya ihtiyaç duyarız. Tam da bu noktada depresyon, enerjimizi rutin bir şekilde yürüttüğümüz sosyal ve fiziksel aktivitelere harcamamızı engeller, bu enerji tasarrufu elimizdeki gerçek problem için kullanılır. Yapmamız gereken tek şey, içine düştüğümüz zor durumdan kurtulabilmek için tekrar tekrar düşünmektir. İşte bu da bizi depresyondaki hastaların çok sık dile getirdiği bir şeye götürür: "Aklıma sürekli aynı şeyler geliyor." Depresif insanlar, genellikle sorunları hakkında yoğun bir şekilde düşünürler, bu düşüncelerde ısrarcı olurlar ve başka bir şey düşünmekte zorluk çekerler. Olumsuz etkisi olan bir olayın nedenleri ve sonuçları hakkında tekrarlayan biçimdeki düşüncelere, "Ruminasyon," denir. Ruminasyonun aslında yaşam problemlerinin çözümü için tasarlanmış bir dizi bilişsel değişiklik olabileceği düşünülmektedir. Yani depresyon sırasında zihnimiz muhtemelen depresyonu tetikleyen karmaşık problemlerin çözümü için daha analitik bir düşünme tarzı benimser. Gerçekten de çoğu zaman depresyondaki insanlar karmaşık bir problem üzerinde yoğunlaşır, problemi daha küçük bileşenlerine ayırırlar. Bu analitik düşünme tarzı, hastalar için üretkenliğe ve çözüme yardımcı olabilir. Çünkü parçalara ayrılmış her bileşen tek başına ele alındığında artık bütünü kadar zor olmaz. Bazı çalışmalardaki zekâ testlerinde depresif ruh hali sergileyen katılımcıların daha yüksek puan aldıkları gösterilmiştir. Yani depresyon, insanların sorunlarını çözerken adım adım ilerlemelerine ve dikkatleri dağılmadan analitik çözümler bulmasına yardımcı olabilir.