Bunca siyasi koşuşturmanın ortasında bir yerde insan olmayı becerebilen bir “yaralı yürek” Prof. Dr. Mim Kemal Öke...Ülkenin en genç profesörüydü o, müthiş bir aile, müthiş bir kariyer çizgisi; etrafı “Sen Başbakan olacaksın” diyenlerle doluydu. Sadece etrafı mı? Belki de bu işleri dizayn etmeye meraklılar tarafından Amerika’ya, İngiltere’ye davet edildi, “Siyasetin içinde yer almalısın” denildi... O ise nasibini bulana kadar kırk kapıdan geçti misali bir yolculuğa çıktı. Önce oğlunun rahatsızlığı, ardından doğduğu anda “Pencereyi açık bırakın da bu çocuk hemen soğuktan ölsün” dedikleri Down sendromlu kızı Nazlı’nın varlığı, yıllarını verdiği Boğaziçi Üniversitesi’nden uzaklaştırılışı, hayatta kalma çabası, maddi manevi tutunabilme gayreti derken “Başbakan” olamamış ama Sevgilinin bahçesine ulaşmak için çabalayan bir “Yaralı Ceylan” olarak karşımıza çıkıyor son kitabıyla...
Prof. Dr. Mim Kemal Öke’nin hikâyesini, kitabında anlattıklarını, tasavvufa gönül verişini okudukça kendi nasibinizin peşine düşmemeniz mümkün değil. En azından çabalayacaksınız, biliyorum...