okure

Bir dahaki sefere bir miktar birayı şarabı damıtık içkiyi kahveyi çayı ya da coca colayı ağzınıza götürdünüğünüzde zaman ve mekan içinde size nasıl ulaştığını düşünün ve salt alkol ya da kafeinden fazlasını içerdiğini unutmayın. Kıvrımlı derinliklerinin arasında tarih de vardır 
Sayfa 258
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sonsöz: Kaynağa Dönüş
Altı içki insanoğlunun geçmişini tanımladı. geleceğini hangi içki tanımlayacak? En olası aday olarak ortaya çıkmış durumda bir içki var. Tarihin bir çok tanımlayıcı içkisi gibi o da oldukça modadır, tıbbi tartışma konusudur ve görünmemiş fakat kapsamlı jeopolitik önem taşıyor. Bulunabilirliği gelecekte insanoğlunun yeryüzündeki ve ötesindeki yolunu belirleyecektir. Ne tuhaftır ki bu aynı zamanda insan gelişiminin zehrini ilk belirleyen içkidir de: Su. İçmenin tarihi kaynağına geri dönmüştür.
Sayfa 251
Coca cola yaratılış miti giriş (aslı kocakarı ilacı)
Mayıs 1886’da Atlanta‘da yaşayan eczacı John Pemberton yeni bir içki icat etti. Coca Cola Company nin resmi anlatımına göre Pemberton baş ağrısı için bir ilaç geliştirmeye çalışırken doğru malzeme birleşimini tesadüfen bulan sıradan bir amatördü.
Sayfa 222
Kahve Almanya’da da popülerleşince besteci Johan Sebastian Bach; tıbbi gerekçelerle kahveye karşı çıkanları hicveden bir “ kahve kantatı’ yazdı.
Sayfa 144
Yunanlar yanıldı. Ağır nesneler hafif nesnelerden daha hızlı düşmez. Dünya evrenin merkezi değildir ve kalp kani ısıtan bir körük değil bütün vücutta dolaşmasını sağlayan bir pompadır. Fakat ancak 17. yüzyılın başında astronomlar ve anatomiciler daha önce görülmeyen dünyaları ortaya çıkarınca;  avrupalı düşünürler yunan felsefesinin eski kesinliklerine meydan okumaya başladılar. İtalya’da Galileo Galilei; Fransa’da Francis bacon  gibi Öncüler eski metinlere kör inancı reddedip doğrudan gözlem ve deneyden yana oldular. Bacon 1620’de yayımlanan kitabı ‘ yeni mantık’ta ‘ eskinin üzerine yeni eklenerek ya da aşılanarak bilimsel bilgide önemli bir artış sağlama umudu yoktur’ diyordu. ‘ Bilimlerin yeniden kurulmasına ta temelden başlanmalıdır -çok yavaş bir hızda kısır bir döngünün içinde dolanıp durmayı tercih etmek istemiyorsak.’
Sayfa 133