okure

Avrupa mutfağı’nda ise patlıcan geç bir dönemde arz-ı endam etmişti bu tanışma da muhtemelen Endülüslü-Arapların aracılığıyla olmuştur. Orta Çağ’da Latince ‘ mala insana(hastalıklı elma)’ olarak adlandırılan bu sebzenin insanı delirten elmalar olduğuna inanılırdı, sırf bu yüzden 16. Yüzyılda İngiltere’de patlıcan yasaklanmıştır. 
Sayfa 33
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Domuz eti muhtemelen temiz olmadığı için ya da Arapların yakın ilişkide bulunduğu bazı toplumların mesela mısırlıların bu hayvanı kutsal bulmasından dolayı yasaklanmıştır. Maymun eti maymun insanın ilk atalarına benzediğinden ya da Talmud‘a göre tanrı babil kulesini yapan işçileri bu hayvana çevirdiğinde n yasaklanmıştır.
Sayfa 21
Seyyahımız Türklerin ortak yemeği olan ‘duçi’ adlı bir yemekten bahseder: bu bir parça et ile kaynatılan suyun içinde pişirilen darı yemeği olup suyuna ayrıca kaynar süt ilave edilir ve kımızla birlikte yenir. Kımız göçebelerin sevdiği bir içecek olup kırım kıpçaklarında farklı çeşitleri vardır: kadınlar için az mayalıı kımız ; konuklara sunulmak üzere mayalı kımız ve savaşçıların ictigi ‘ kara’ denen sert kımız
Sayfa 20
Sorun, “primum vivere, deinde philosophari” (önce yaşamak sonra felsefe yapmak) atasözünün dile getirdiği bir başka soruna bağlıdır. Gerçekte yaşamayı felsefe yapmaktan ayırmak olanaklı değildir ama gene de pratik bir anlamı vardır atasözünün. Yaşam özellikle ekonomik pratik etkinlikle ugrasmak anlamına gelir; felsefe yapmaksa entelektüel etkinliklerle ‘otium literatum’ (kültüre ayırabilecek boş zaman / çiçero / Studia humanistis) ugrasmak anlamına. Ama yaşamaktan başka bir şey yapmayan, yerine getiril Edikçe başkalarının felsefe yapmak için ekonomik etkinlikten bağışık olma olanağı bulamayacakları , aşağılık çok yorucu vb. bir çalışmaya zorlanmış insanlar da vardır .  niceliğe karşı niteliği savunmak tam olaraksundan başka hiçbir anlama gelmez: kimi insanların salt nicelik; öbürlerinin ise salt nitelik oldukları belirli toplumsal yaşam koşullarını oldukları gibi korumak. Ve kendi niteliğin, güzelliğin, düşüncenin vb. Gedikli temsilcisi olarak görmek ne de hoştur! Niteliği ve güzelliği koruma işlerini bütünüyle yerine getirdiğine inanmayan hiçbir kibar yosma da yoktur yeryüzünde.
Sayfa 193
Niteliksiz nicelik, niceliksiz de nitelik (kültürsüz ekonomi, zekasız pratik eylem ve vice Versa) olamayacağınna göre, her iki terimin her türlü karşıtlı ussal bakımdan bir saçmalıktır
Sayfa 193