okure

Emeklilik
Sarah o conner financial timestaki yazısında şu soruyu sorar ‘ madem devlet boş zamanlarımızı değerlendirmek için bize destek olacak, bunu neden en sonunda yapıyor?’ ortalama yaşam süresinin uzadığı, çalışanların kendilerini geliştirerek değerlendirbileceği boş zamanlarında önemli ve düzensiz taleplerle karşılaştı çocuk bakmak yaşlı akrabalarla ilgilenmek gibi bir dünyada devletin boş zamanları için maddi desteği hayatımızın çoğu geride kaldıktan sonra vermesi gerçekten de dikkat çekicidir
Sayfa 249
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Peki, yerini ne aldı?  Yaptığımız işler. Çağımız açısından yeni Afyon iştir. Tıpkı bir uyuşturucu gibi insanlara hoş bir yaşam amacı hissi verir. Ancak aynı zamanda bizi zehirler, dengenizi bozar, başka alanlarda anlam aramamızı engeller. Bu da başka türlü bir yaşamı nasıl sürdürebileceğimizi hayal etmemizi güçleştirir. Çalışmak o kadar ruhumuza işlemiş, çalışmaya o kadar bağımlı hale gelmişiz ki daha az işin olduğu bir dünyayı tasavvur etmeyi bile reddeder , etmemiz gerektiğinde de anlamlı bir şey dile getiremeyiz . Çoğumuz kazançlı bir şekilde çalışarak yaşamanın ne anlama geldiğini biliriz ; ancak aynı şey kazançlı bir şekilde çalışmadan yaşamak konusunda söylenemez . Hannah Arendtin ifadesiyle ‘ işin prangasından kurtulmak üzere olan ancak artık bu özgürlüğü yaşanılır kılacak daha yüce ve anlamlı faaliyetlerin neler olduğunu unutan çalışanlar toplumunda yaşıyoruz ‘ mesele Keynesin de dediği gibi ‘ boş vakit ve bozukluk çağına kaygıyla yaklaşmayan tek bir ülke ve insan yoktur. Çünkü uzun zamandır Çile çekmeye ve keyif almamaya alıştırıldık.’
Sayfa 245
Efsanelerde ve dini metinlerde çalışmak anlamlı bir yaşamın kaynağı değil bir ceza olarak yer alır.  örneğin eski yunan’daki Prometheus efsanesi’nde bir ölümlü kurban olarak et yerine kemik vermeye çalışarak tanrıları kandırır . Bu hile karşısında kaplan Zeus tüm insanları çalışmakla cezalandırır. Şair Hesiod ‘ tanrılar yaşam kaynaklarını insanların elinden aldı.. aksi halde tek bir gün çalışıp bütün yıl çalışmadan yaşayacak kadar kazanırlardı. Ancak hile bas PrometheusUn kendisine aldatmasına sinirlenen Zeus bunu ellerinden aldı.’
Sayfa 242
Aristo hayatın anlamının sadece eğlence ile ortaya çıkabileceğine, çalışmanın tek amacının da eğlenecek parayı kazanmak olduğuna inanıyordu: ‘ eğlenmek için çalışır, barış içinde yaşamak için savaşırız’ hatta Yunanca’dan çalışmak anlamına gelen ‘ascholia’ sözcüğünün karşılığı eğlence yani ‘schole’ yokluğudur; Yunanlar açısından günümüzde bir çok kişinin düşündüğünün aksine önce eğlence gelirdi
Sayfa 242
Bu açıdan bakıldığında teknolojik işsizlik tehdidinin farklı bir boyutu daha ortaya çıkar. Teknolojik işsizlik insanları sadece gelir kaynağından değil, anlam ve önemden de mahrum bırakır. Sadece iş gücü piyasasını değil bir çok insanın yaşama amacını da ortadan kaldırır. Daha az işin söz konusu olduğu bir dünyada ekonomi ile ilgisi olmayan bir problemle daha karşı karşıya kalacağız. Temel  kaynaklarından biri ortadan kalktığında hayatımıza Nasıl anlam katacağız?
Sayfa 235