Sinan Tural

Sinan Tural
@Kratch
- - - - - - - - - - - - - - - Hayat, o kadar zor mu? Atılır mıyız oyundan, benzemezsek onlara Bahane mi lazım Mazeretimiz mi kalmamış? Çok ayıp olmuş, Çok ayıp olmuş.. Mor Ve Ötesi ~ - - - - - - - - - - - - - - -
Can Kazaz - Fırtına
Uçuyor zaman geçti beni, Aradım bunca zaman seni, Gece girilen deniz gibi, Tedirginliğin en güzeli. Saçında teninde bahar, Güneşli bir mevsimin var. Sen olmadan anlayamam, Bulutlu kafamda ne var? Estin cennetten sardın nefesimi, Ruhsuz bir tutku fırtına oldu. Boşluktu ruhum, ülkeler kurdum. Sayende gölgem bir rüzgar oldu.
Müzik
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Öncelikle kitabı oldukça beğendim. Kitabı alırken basite indirgenmiş tekdüze bir hikaye olması kaygısı taşıdım. Okumaya başladığımda endişelerim sürüyordu ama konu ilerledikçe okuduğuma sevindiğim, keyif aldığım bir macera olduğuna kanaat getirdim. Bir tek nokta benim için yetersizdi Bu noktada spoiler uyarısı veriyorum ! ! ! Kahramanımızın kitabın başında çok silik korkak bir karakterde olması ve kitabın sonunda olduğundan çok uzak. Araya yeterince köprü kurulamamış, Kahramanın gelişim süreci bence biraz eksik bırakılmış. Bir yolculuk sırasında, kampta yada tatilde okuyabileceğiniz bir Macera.
Define AdasıRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20167,5bin okunma
Uzayan gölgeler nehirde gittikçe daha fazla uzadı ve yumuşak, serin alacakaranlık çöktü. Biz su içtikçe bizim siyah su taşıyıcımız da suyu taşıdıkça taşıyordu. Bir saat önce dövülen kadını unutmuştum. O sayfa okunmuş ve çevrilmişti; şimdi bu yeni sayfayla meşguldüm ve lokomotif bayırda düdük çaldığında bu sayfa da bitecek ve yenisi başlayacak ve böylece hayat kitabı devam edecekti. Sayfa üstüne sayfa ve insan gençken sayfaların sonu gelmez.
Köpeğe atılan bir kemik hayırseverlik değildir. Hayırseverlik, siz de en az köpek kadar açken onunla paylaştığınız kemiktir.
“Çiçeklere hiç kulak vermemek gerek. Onlar görülmek ve koklanmak içindir. Benimkinin güzel kokusu gezegenin dört bir yanına yayılmıştı. Ama ondaki güzellikten kendime bir sevinç payı çıkaramadım. Oysa beni öylesine öfkelendiren şu pençe olayını sevecenlikle karşılamam gerekirdi.” Sonra şunları ekledi: “Zaten ben hiçbir şeyin gerçeğine varamadım şimdiye kadar. Yargılarımı sözlere değil, davranışlara göre ayarlamalıydım. İşte ne güzel koku ve ışık saçıyordu bana. Onu yüzüstü bırakmam yakışık alır mıydı? Suçsuz, zavallı hesaplarının ardındaki inceliği kestirmeliydim. Çiçekler öyle değişkendir ki! Ama ben çiçeğimi gereğince sevmek için çok küçüktüm o sıralar.”