Çanakkale Savaşı'ndan büyük umutlarla dönen bir askerin hayat hikayesi üzerinden o dönem ki Türkiye'yi anlatıyor bu kitabında Peyami Safa. Dönemin sosyal hayatı, devlet daireleri, tiyatroları, mimari yapıları, savaş, savaşın topluma yansımaları gibi pek çok açıdan dönemin tablosunu çiziyor bize. Vatanseverlik, menfaatperverlik, namussuzluk, namuslu, zenginlik, fakirlik, arkadaşlık, yardımseverlik, annelik, yetim hakkı, hakka riayet, hakkı gasp gibi ahlâkî ve toplumsal konulara da değinerek insanların içinde bulundukları ruh hallerini de etkileyici ve akıcı bir üslupla anlatıyor.
Peyami Safa'nın okunması gereken bir eseri.
Ne biçim insan bunlar? Ne acaip mahluklar! Bunların mefkureleri nedir? Ne için yaşıyorlar? Vatanları yok, vicdanları yok, Allah'a da, güzelliğe de, fazilete de inanmıyorlar, bunu anladık, peki? Para için mi yaşıyorlar? Servetin hududu yok mu? Debdebe için mi yaşıyorlar? İstanbul'da bunun fevkinde hangi saltanat var? Hayır, bunlar için değil hayır, ne vatan, ne vicdan, ne Allah, ne güzellik, ne para, ne debdebe, ne saltanat için, hayır, hiçbiri için değil. Fenalık için, yalnız günah işlemek, yalnız başkalarının ıstıraplarına bir zebani istihzasıyla çirkin çirkin gülmek için, rezaletlerin gübresinde iğrenç bir taafünle pişmek için yaşıyorlar. Hay Allah cezalarını versin. Çanakkale'de, gözlerimin önünde kafaları futbol topu gibi, koparak havaya fırlayan Türk gençleri bunlar için mi can verdiler?