Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Gece korkuları
Ben de sizin gibi gece korkularıyla boğulurum. Ben de sizin gibi neden korkuların geceleri hüküm sürdüğünü düşünürüm. Bunun üzerine yirmi yıl düşündükten sonra korkuların karanlıktan doğmadığını anladım; korkular da yıldızlar gibi hep oradadırlar ama gün ışığı onları gizler.
Reklam
Nietzsche ve kadınlar
Belki onun alınyazısında çok büyük bir filozof olmak var. İnsanoğluyla ilgili konulara girmemesi şartıyla! İnsan ilişkileriyle ilgili pek çok bakımdan şaşılacak büyüklükte kör noktaları var.. Hele konu kadınlara gelince barbarca, hiç insancıl olmayan bir tavır takınıyor. Kadının kim olduğu ya da durumun ne olduğu hiç fark etmiyor, göstereceği tepki önceden tahmin edilebiliyor: Kadınlar yağmacı ve düzenbazdırlar. Kadınlar konusunda vereceği öğütler de buna uygun: Kadınları suçla ve cezalandır! Ah, tabii bir tane daha var; onlardan uzak dur! ... Nietzsche: Hayvani şehvetler gücünü ve aklını kurutuyor. Üç kadın arasında parçalanmış ama hâlâ onlara minnet duyuyor. Onların kahrolası zehirlerini emiyor. Bu kadınlardan biri ona gül kokuları yayıyor ve kurban kılığına sokuyor kendini. Köleliği ''hediye'', ''nimet'' gibi gösteriyor; adamın köleliğini. Öteki kadın ona işkence ediyor. Yürürken koluna girmek için güçsüz birini oynuyor. Onun erkekliğine başını yerleştirebilmek için uyuyormuş gibi görünüyor, bu işkencelerden sıkılınca onu herkesin içinde küçük düşürme yoluna gidiyor. Oyun sona erince de, onu bırakıp hilelerini yeni bir kurban üzerinde uygulamaya başlıyor. Adam bütün bunlara kör kalıyor. Bu kadın ne yaparsa yapsın Breuer, hasta olduğunu düşünerek ona acıyor ve onu seviyor. Üçüncü Kadın ise onu sonsuza dek ele geçirmiş ve elini kolunu bağlamış. Ama ben bu kadını ötekilere tercih ederim. En azından pençelerini saklamıyor!
Bu yabancı düşünceler aklınızdan geçmeseydi, bunların yerine ne düşünüyor olurdunuz?
''Bir gözlemde bulunmak istiyorum: Benim dikkatimi çeken şey, bütün düşüncelerinizden ve bütün eylemlerinizden kendinizi sorumlu tutmanız, o ise'' -Nietzsche'nin sesi sertleşmişti; parmağını Breuer'e doğru sallayarak- ''o ise, hastalığı sayesinde, her şeyden muaf oluyor.''
Nietzsche ketum bir insandı. Breuer bunu biliyordu. Ama onun kendisinden de ketum olmasını isteyebileceği hiç aklına gelmemişti. Breuer bu konuda bir karar vermesi gerektiğini fark etti: Mümkün olduğu kadar açık bir şekilde her şeyini anlatacaktı. Ancak o zaman Nietzsche, insanların birbirlerine karşı açık ve dürüst olmasında bir kötülük olmadığını görebilirdi.
Reklam