Kubowski

Bu önemsiz duygularını bastırabilmek için hem kendisinin, hem Hobotov'un, hem de Mihail Averyanıç'ın doğada hiçbir iz bırakmadan er ya da geç yok olup gideceklerini düşünmeye çabalıyordu. Bir milyon yıl sonra dünyanın etrafındaki boşlukta herhangi bir ruh uçacak olsa, sadece çamur ve çıplak kayalıklardan başka bir şey göremeyecektir. Kültür, ahlak kuralları, her şey ortadan kalkacak, dulavratotu bile yetişmeyecektir. Dükkân sahibinin önünde hissettiğin utancın, değersiz Hobotov'un, Mihail Averyanıç'ın yorucu dostluğunun ne anlamı vardı ki? Bunların hepsi önemsiz ve saçmaydı.
Sayfa 56 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
- Hayır, hayatı derinlemesine anlama, acıyı küçümseme ve diğer konularda neden kendinizi yetkin gördüğünüzü bilmek isterim. Yoksa zamanında siz de mi acı çektiniz? Acının ne olduğuna dair bir fikriniz var mı? Şunu sormama müsaade edin: Çocukken hiç dayak yediniz mi? - Hayır, ailem bedensel cezalardan nefret ederdi. - Benim babam ise acımadan kırbaçlardı beni. Sert yapılı, uzun burunlu, sarı boyunlu, hemoroiti olan bir memurdu. Ancak şimdi sizden konuşalım. Bütün ömrünüz boyunca kimse size parmağını değdirmedi, sizi korkutmadı, dövmedi; bir öküz kadar sağlıklısınız. Babanızın kanatları altında büyüdünüz, onun parasıyla öğrenim gördünüz, çok beklemeden de tasası az kazancı bol işinizi kaptınız. Yirmi yıldan fazla süredir ısıtması, aydınlatması, hizmetçisi olan bedava bir lojmanda oturuyorsunuz. İşinize geldiği kadar çalışma hakkına sahipsiniz. Üstelik hiç çalışmasanız da olur. Yaradılıştan tembel ve gevşek bir insansınız, bu yüzden hiçbir şeyin sizi rahatsız etmeyeceği ve yerinizden oynatmayacağı biçimde hayatınızı şekillendirmeye çabaladınız. İşleri sağlık memuruna ve diğer güruha devrettiniz; sıcacık ve rahat köşenizde oturup para biriktirdiniz, kitap okudunuz ve türlü yüce saçmalıklar hakkındaki düşüncelerinizle -İvan Dmitriç, doktorun kırmızı burnuna baktı-ve içkiyle kendinizi avuttunuz. Kısacası, siz hayatı görmediniz, onu zerrece tanımıyorsunuz. Gerçeklikle tanışıklığınız ise yalnızca teoriden ibaret. Acıyı küçümsemenizin, hiçbir şeye şaşırmamanızın sebebi ise çok basit: İçte ve dışta her şeyin beyhude oluşu, hayatı, acıyı ve ölümü küçümseme, hayatı derinlemesine anlama gayreti, gerçek mutluluk... bütün bunlar Rus tembellerine özgü bir felsefedir. Mesela, bir köylünün karısını nasıl dövdüğünü görüyorsunuz. Neden araya giresiniz ki? Bırakın dövsün, er ya da geç
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sıradan bir insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan, yani bir atlı arabadan ya da bir çalışma odasından bekler. Düşünen bir insan ise kendinde bulur.
Sayfa 37 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Siz düşünen ve kafası çalışan bir insansınız. Önünüze çıkan her türlü engele karşı kendi içinizde teselli bulabilirsiniz. Hayatı idrak etmeye çabalayan özgür ve derin düşünce, saçma dünyevi kaygıları tamamıyla hor görme; işte bu iki şey, insanın daha yükseğini göremeyeceği iki lütuftur. Üç demir parmaklığın ardında yaşasanız da bunlara sahip olabilirsiniz. Diyojen de bir fıçının içinde yaşıyordu, ancak dünyadaki bütün krallardan daha mutluydu.
Sayfa 33 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Dostoyevski ya da Voltaire'in eserlerinin birinde, birisi "Eğer Tanrı olmasaydı bile insanoğlu onu icat ederdi,” demiş. Şuna derinden inanıyorum ki, ölümsüzlük olmasa bile yüksek insan aklı ölümsüzlüğü er ya da geç icat edecektir.
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam