Kubowski

Puan vermedi·531 syf.··
2021 11. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2021 19:46
Kitabı alıntılarını incelediğimde okumak için heyecanlanmıştım. Fakat okurken yordu beni epeyce. İçindeki karamsarlık, ana karakterlerin kendilerini yeryüzünün tek acı çekeni olarak göstermesi, daha doğrusu kendini herkesten ayrı yere koymaları beni soğuttu biraz kitaptan. Biraz “ergen edebiyatı mı ne” dedim içimden. Fakat tamamlamayı bi görev edindim kendime, içerisinde böyle güzel cümleler barındıran bu roman belki de sonucunda aydınlatacaktır zihnimin bir köşesini diye. Hele de karakterleri Hakan Günday isminde bir türk ile karşılaştırdığı noktada pes dedirtti fakat yılmadım sürdürdüm. Hayatım boyunca kendilerini toplumdan ayrı yere koyan insanları garipsemişimdir. Herkes kendini toplumdan ayrı görür çünkü bunun farkındayım. Kendi içimde biriciğim tabi ama dünya üzerinde tüm insanları teker teker düşününce hepimizin de biricik olduğumuzu düşünmesi gerçeği bana ne kadar da insan olduğumu hatırlatır. Kendimi biricik sanmam ile yine o toplumun bir parçası olduğumun farkına varırım. Bu yüzdendir belki de kendini herkesten farklı diye nitelendiren insanlara garip bakmam. Kitabın da bana tam olarak hissettirdiği bu oldu. Hatta kitabın içerisinde dahi düşüncemi destekler cümleler buldum fakat o cümlelere rağmen aynı fikri sürdürdü karakterler üzerinde yazar: “Kayra bir gün bana, ‘Mutsuzluğuna hiç bir çare aramıyorsun.’ demişti. ‘Ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. Dünyadan haberdar olmayan bütün gerizekalılar gibi. Ölmesine çeyrek kalmış, herkesi yaşadığına pişman etmeye çalışan, sağlıklı oldukları için suçluluk duymalarını isteyen hastalıklı, yaşlı bir kadın gibisin.’” En son bölümde Kinyasın Tolgaya dönüşümünün tamamlanışı hoşuma gitti. Şöyle diyor Tolga: “Yazılarımdan kurtulmam gerektiğini düşünmeye başladım. Hepsini çöpe atmak en kolayıydı. Ancak
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·479 syf.··
2021 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2021 13:12
“Bu ülkede eksikliğini duyduğum ‘insanın kendiyle hesaplaşma meselesi’ni bizzat kendime uygulayarak bu meselenin ilk kurbanlarından oldum. Aslında, meselenin ciddiyetine dayanamadığım için, oyunlarla durumu örtbas etmek istedim.” diyor kitabın 332.sayfasında. Bu kitabı en iyi özetleyecek cümleler bunlar olabilir. Kitap tam bir sayıklama hali. Üzerine yapılan yorumları okuduğumda zor anlaşıldığı not düşülmüş. Sebebi muhtemelen “ne diyo bu adam, kimle konuşuyor bu Hikmet, hiçbir söylediği söz bir diğeriyle uyumlu değil” diye düşünenler. “Herkes demek ki bu sayıklama anlarını birebir yaşamıyor” diye bi neticeye varıyor insan, bu yorumları okuyunca. Yaşayanlar için ise, duruma direkt adapte olmak işten bile değil. Kitabın kalbinde buluyor kendini insan ve her sayıklamada gözlerin fal taşı gibi açılıyor. “İşte bu!” diyorsun. “Bu kadar güzel anlatılabilirdi.” Çünkü bizler de zaman zaman bu sayıklamalara kapılsak da, onları kelimelere dökememiş kesim olarak, içimizde gizli yaşadığımız durumu bir başkasından okuyunca “anlayan, yaşayan başkaları da varmış meğer” diye düşünüyoruz. Çünkü her ne kadar yalnız insanlar olsak da, anlaşılma arzumuzu görmezden gelemiyoruz. Tehlikeli oyunlarımızı oynarken başka oyunbazların da var olduğunu bize gösteren Oğuz Atay, iyi ki var olmuşsun!
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
10/10
·264 syf.··
2020 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 23:45
Burada kendisini incelememizi bile tiksinç bulacağını söyleyerek incelememi bitirmek isterdim ama ufacık tefecik iki kelam etme niyetindeyim. Bu durumu Bukowski’nin şu satırlarıyla da tanımlayabiliriz sanıyorum. Şöyle der okuruna “sen yalnızsın, ben de yalnızım ve iyi ki bir araya gelip acınası kederlerimizi kıyaslamıyoruz.” İyi ki! Sartre’ın, bizim bu kitabı okuyup, onun siyahi kadını hayal ettiği gibi, bizim de kendisini masalsılaştırmamız hoşuna gidecek. Ve bu roman geride kaldığında, onun aydınlığının azıcığının, geçmişinin üzerine düşeceğini öngörüyor Sartre. İşte o zaman, kendisinin olmasa da eserinin, siyahi kadının o şarkısı gibi, varoluşmayan, varoluşun üstünde bulunan, OLAN bir şey olduğunu ona ispatlayabileceğiz. Şu an bunları yazarken fonda çalan şarkı ise tahmin edileceği üzere; Some of These Days - Ethel Waters :)
Felsefe
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma
10/10
·636 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2020 16:36
Her sayfasını alıntılama isteği var içimde. İnsanı her fikre ikna edebilecek kabiliyette Dostoyevski. Bir katilin sırtını sıvazlatacak hisleri aşılıyor sana ve mantık çerçevesine oturtarak yapıyor bunu. Raskolnikov... Kendini düşünsel alemine öylesine kaptırmış ki, fikirler üzerine yaşamını öyle uzunca sürdürmüş ki sonunda bunu fiiliyata döküp, teorisini ispatlamak adına deneme yapma konusunda kendini hak sahibi görüyor. Kitaptaki en saf karakteri ise bir fahişeye yüklemesi ayrıca güzel bir detay Dostoyevski'nin. Ölmeden okunması gerekenler diye bir derleme vardırya, bence bu kitap başlarda gelmeli.
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 2018194,5bin okunma
10/10
·118 syf.··
2020 35. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2020 00:19
"Olayların kaynağını binlerce fersah ötede aramak ve caddenizi yıkayan suyun Nil'den geldiğini varsaymak ilginç bir saplantı! Ne yazık ki bu ne bir İngiliz'in, ne bir Amerikalının, ne de bir Çinlinin kitabıdır." der önsözde yazar. İnsanlık dışı idam cezalarını, empati kurduran bi açıyla sunuyor bize. Öncelikle kitabın ne niyetle yazıldığını anlatan bir bölüm, sonra ilk bölümde de sözünü ettiği, toplumun aydın geçinen kesimlerinin dahi bu cezayı hoş görüp aksi düşüncedekileri de suçlu atfetmesi ve devamında bir idam mahkumunun son günü. Okurunu bir idam mahkumu gibi hissettirecek bir şaheser.
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma