Kubowski

Of Not Being A Jew
Çağdaş bir ürperti şiirinde; “ve artık anlatmak için yeryüzünün tuğlalarını seni anlatıyorum.” diyen ismet özel, "of not being a jaw" şiirinde; tam düşerken tutunduğum tuğlayı, kendime rab bellemeyeceğim.” diyor.. Bu, bir şairin; en güzel vazgeçişidir... (antoloji sitesinde bi yorumdan alıntıdır.)
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Of Not Being A Jew
İniyorum kulelerinden katil iniyorum maktul minarelerden taraçadan, bahçeden ilk tanıyı bulanların indikleri her yerden ilk tanıyı bulandıran bir vaşakla birlikte değdikçe ayaklarım merdiven alçalıyor açılıyor leşlerin, atmıkların cesurane canlıların korka korka uzandıkları zemin ağzımda kef iki gözIerimde mil iniyorum kulelerinden katil. Körüm, o halde karanlık niye benden kaçıyor? Sağırım, nasıl oluyor da uğultum uzaktan beni çağırmaktadır? Göklerin çökeltisinden başkaca soy toprağın tortusundan gayrı hısım bilmeksizin iniyorum kirli eteklerine beni emziren kaltak şehrin iniyorum ama indirilmedim iniyorum çalıntı tahtımı terk ederek arada bir çehremi dalgalandıran karaltı vurulmuş arkadaşlarımdan yansıyor olsa gerek iniyorum onlardan artakalan yükü indirmek için indiğim yerde beni bir bekleyen yok
Şiir
Bukowski, Siyaset Üzerine…
Sevgili Bay Bukowski: Neden hiç siyaset veya dünya meseleleri üzerine yazmıyorsunuz? *** Sevgili M. K. Ne diye? Yani, yeni bir şey mi var? -Yemeğin altının yandığını herkes biliyor. Genellikle bir başımıza sessizce oturup halının tüylerini seyrederken atar beynimizin tası -yan tarafında Temel Reis yazan jöleli şekerleme dolu kamyonun neden patlayıp havaya uçtuğunu anlamaya çalışırken. Sadece bu önemlidir; o canım düşün yitirilişi ve onu yitirmişseniz gerisinin önemi yoktur, generallerin ve para-babalarının oynadığı oyunlardır gerisi. Söz generallerden açılmışken -Hidrojen bombası yüklü bir uçağın daha çakıldığını okudum- BU kez İzlanda yakınlarında denize. HESAPTA beni korurlarken hayli lâkayıt davranıyorlar çocuklar kâğıttan uçakları ile. İçişleri Bakanlığı Hidrojen bombalarının pasif olduklarını açıkladı, ne demekse. Sonra bombalardan birinin yarıldığını, sözde beni koruyan bombanın denize radyoaktivite yaydığını okuyoruz ve ben koruma filân istemedim. Demokrasi ile Diktatörlük arasındaki fark: Demokrasi'de önce oy kullanıp sonra emir alırsın, Diktatörlük'de seçimle filân zaman kaybedilmez. Şu düşen hidrojen bombalarına dönelim -bir süre önce aynı şey İSPANYA kıyılarında oldu. (Beni her yerde koruyoruz.) Bombalar yine kaybolmuştu. Amma belâ li oyuncaklar, kaybolup duruyorlar. Üç aylarını aldı -yanlış hatırlamıyorsam- son bombayı bulup oradan götürmeleri. Belki de üç haftaydı, ama oranın halkına üç yıl gibi gelmiştir her halde. Sahilden hayli açıkta bir kum tepeciğine düşmüştü o son bomba ve ordu son derece hassas bir çalışma ile bombayı tepecikten kancalamaya çalışırken bomba yerinden kımıldayıp aşağı doğru yuvarlanmıştı. Sahil kasabasında yaşayan zavallı halk havaya uçma endişesi ile sabaha kadar yataklarında dönüp durmuşlardı, ABD'nin ikramı. Amerikan
Siyaset & Politika
Terziler Geldiler
Terziler geldiler. Kırılmış büyük şeylere benzeyen şeylerle daha çok koyu renklere ve daha çok ilişkilere Bir kenti korkutan ve utandıran şeylerle. Kumaşlar bulundu ve uyuyan kediler okşandı. Sonra sonsuz çalgısı sevinçsizliğin. Çay içmeye gidenler vardı akşamüstü, parklara gidenler de Duruma uymak kısaltıyordu günlerini artamayan eksilmeyen bir hüzünle… Yorgun ve solgundular, kumaşları buldular, kenti doldurdular O çelenk onbin yıllıktı, taşıyıp getirdiler Ölülerini gömmüşlerdi, kalabalıktılar, tozlarını silkmediler Bütün caddeler boşaldı, herkes yol verdi, "Tanrıtanır kadınlar ve cumhuriyetçiler piyangocular, çiçek satın alanlar, balıkçılar ağlarını, paraketelerini, ırıplarını, oltalarını zokalarını, çevirmelerini ve kepçelerini topladılar. Sigaralarını yere atıp söndürdüler sigara içenler."
Şiir
Haluk’un İnancı
bir yaratıcı güç var, ulu ve akpak, kutsal ve yüce, ona vicdanla inandım. yeryüzü vatanım, insansoyu milletimdir benim, ancak böyle düşünenin insan olacağına inandım. şeytan da biziz cin de, ne şeytan ne melek var; dünya dönecek cennete insanla, inandım. yaradılışta evrim hep var, hep olmuş, hep olacak, ben buna tevrat'la, incil'le, kuran'la inandım. tekmil insanlar kardeşi birbirinin... bir hayâl bu! olsun, ben o hayâle de bin canla inandım. insan eti yenmez; oh, dedim içimden, ne iyi, bir an için dedelerimi unuttum da, inandım. kan şiddeti besler, şiddet kanı; bu düşmanlık kan ateşidir, sönmeyecek kanla, inandım. elbet şu mezar hayatı zifiri karanlığın ardından aydınlık bir kıyamet günü gelecek, buna imanla inandım. aklın, o büyük sihirbazın hüneri önünde
Şiir