Kubowski

Kalsam da, bir köşede sessizliğe gömülsem de kendimi unutamayacağım. Burada olacağım, ağırlığım döşemenin üzerine çökecek. Varım ben. Benim, varım, düşünüyorum öyleyse varım, varım çünkü düşünüyorum, peki niçin düşünüyorum? Düşünmek istemiyorum artık; VAR OLMAK İSTEMEDİĞİMİ DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN VARIM,
Sayfa 152 - Can·Kitabı okudu
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Düşünmenin önüne geçebilsem, hiç de fena olmayacak. Düşünceler her şeyden daha tatsız. Yaşayan etten bile tatsız. Uzanıp dururlar, bitmez tükenmezler ve insanın ağzında acayip bir tat bırakırlar. Sonra, düşüncelerin içinde kelimeler var; tamamlanmamış kelimeler, eksik kalmış cümleler. Durmadan geri gelirler. “Bitirmem gere... Varolu... Ölüm... Bay de Rollebon öldü. Değilim... Varolu..." Böyle sürüp gidiyor, bitmek bilmiyor bir türlü. Bu hepsinden kötü, çünkü kendimi bu işe katışmış ve sorumlu buluyorum. SÖZ GELİMİ ŞU ÇEŞİT ACILI GEVİŞ GETİRMEYE BENZEYEN VAROLUŞMAKTAYIM YOK MU, İŞTE ONU SÜRDÜREN BENİM. Evet ben. Gövde, bir kere yaşamaya başlayınca, bu işe kendikendine devam edip gider. Ama düşünce öyle değil. Düşünceyi ben sürdürür, ben geliştiririm. Varoluşmaktayım. Varoluşmakta olduğumu düşünüyorum. Şu varoluşma duygusu ne kıvıl kıvıl bir şey! Onu ben sürdürüyorum yavaşça. Düşünmemi durdurabilseydim... Çabalıyorum buna, başarıyorum. Kafamın içi dumanla doluyor gibi... ama işte yeniden başladı. "Duman.. düşünmemek... Düşünmek istemiyorum. Düşünmek istemediğimi düşünüyorum. Düşünmek istemediğimi düşünmemem gerek." Bitmek bilmeyecek mi bu? Düşüncem, ben'den başka bir şey değil. Bu yüzden duramıyorum. Düşündüğüm ile varoluşmaktayım. Oysa düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Şu anda bile (korkunç bir şey) varoluşmaktaysam, bu, varoluşmaktan ürküntü duymamdan ötürüdür. Özlediğim hiçlikten kendimi çekip alan benim. NEFRET YA DA VAROLUŞMAK TİKSİNTİSİ, KENDİMİ VAROLUŞTURMA, VAROLUŞUN İÇİNE OTURTMA BİÇİMLERİNDEN BAŞKA ŞEY DEĞİL.
Sayfa 151 - Can·Kitabı okudu
Felsefe
Benim gözümde geçmiş, bir çeşit emekliye çıkarma; bir başka varoluşma biçimi, bir tatil ve hareketsizlikti. İşi biten her olay, kendi kendine bir kutunun içine usulca giriyor ve bir fahri olay niteliği alıyordu. Hiçliği düşünmek bu kadar zordur işte.
Sayfa 146 - Can·Kitabı okudu
Felsefe
Benim var olmaya hakkım yoktu. Rasgele ortaya çıkmıştım; bir taş, bir bitki, bir mikrop gibi var olup gidiyordum. HAYATIM HER BAKIMDAN ÖNEMSİZ MUTLULUKLARA YÖNELİYORDU. Kimi zaman ne idüğü belirsiz işaretler gönderiyordu, kimi zaman da sonuçsuz bir vızıltıdan başka bir şey duyulmuyordu. Oysa Jean Pacôme için böyle olmamıştı. Yüreğinin çarpışları ve organlarının boğuk mırıltıları, anlık ve katışıksız küçük haklar gibi ulaşıyordu kulağına. Altmış yıl boyunca yaşamak hakkını kullanmaktan bir an geri durmamıştı. Ödevini; bütün ödevlerini, evlat, koca, baba ve şef olarak ödevlerini yapmaktan geri kalmamıştı. Haklarını da istemekten çekinmemişti. Çünkü hak, ödevin öteki yüzünden başka şey değildir. Kazandığı eşsiz başarı hiçbir zaman şaşırtmamıştı onu. Mutlu olduğunu bir kere bile söylememişti kendine. Bir şeyden tat aldığı zaman kendini kapıp koyvermemiş, “Dinleniyorum biraz," demişti herhalde. Böylece TAT ALMAK DA HAKLARININ ARASINDA YER ALARAK SALDIRGAN BOŞUNALIĞINI KAYBETMİŞTİ.
Sayfa 130 - Can·Kitabı okudu
Felsefe