“… kısmında şöyle diyordu; “İbrahim ateşe atıldığında hangi isimle sana seslendi de ateş soğuk ve selamet olduysa işte o ismin hürmetine, İsmail kesilirken hangi isimle seslendi de onu kesilmekten kurtardıysan işte o ismin hürmetine, Yakup sana hangi isimle dua etti de sen onun gözlerini ve çocuklarını ona geri verdiysen işte o ismin hürmetine senden istiyorum. Hiç şüphesiz sen cömertsin, büyüksün. Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir. İyilik yapmaya da kötülükten kaçmaya da güç kuvvet sadece yüce ve büyük Allah’tandır.” (Kenzül Arş).
Ben bu duaya hemen şu cümleyi de ekleyecektim elbette:
“Yusuf sana kuyuda hangi isimle seslendi de onu oradan kurtarıp, Mısır’a sultan yaptıysan onun hürmetine…”