Kübra Çelebi Ören

Kübra Çelebi Ören
@Kubrakadir
Kul.. Anne.. Sağlıkçı.. Profesyonel Koç..
“…Bazı insanlar zaman içinde o kadar büyüdüler ki sizin sadece temel ihtiyaçlarla yetinmeniz artık onların doymasına yetmiyor. O nedenle daha çok tüketmenizi istiyorlar. Peki bunu nasıl başaracaklar? Çok basit. Sizi gerçekte ihtiyacınız olmayan bir sürü ürüne ve etkene maruz bırakarak. Bunu da tümüyle beyninizdeki ödül merkezini hack’leyerek yapıyorlar ve sonuç ortada. Kronik tatminsizlik. Sürekli başkalarına imrenen, herkesi kıskanan ve elindekilerin kıymetini bilmeyen bir canlıya dönüşüyorsunuz. Üstelik etrafınızda ihtiyacınız olmayan tonlarca şeye sahipsiniz…”
Reklam
“… kısmında şöyle diyordu; “İbrahim ateşe atıldığında hangi isimle sana seslendi de ateş soğuk ve selamet olduysa işte o ismin hürmetine, İsmail kesilirken hangi isimle seslendi de onu kesilmekten kurtardıysan işte o ismin hürmetine, Yakup sana hangi isimle dua etti de sen onun gözlerini ve çocuklarını ona geri verdiysen işte o ismin hürmetine senden istiyorum. Hiç şüphesiz sen cömertsin, büyüksün. Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir. İyilik yapmaya da kötülükten kaçmaya da güç kuvvet sadece yüce ve büyük Allah’tandır.” (Kenzül Arş). Ben bu duaya hemen şu cümleyi de ekleyecektim elbette: “Yusuf sana kuyuda hangi isimle seslendi de onu oradan kurtarıp, Mısır’a sultan yaptıysan onun hürmetine…”
“Tehdit etmeyi zayıflık olarak görürdü. Birkaç kez bana göre basit şeyler için uyarmıştım –ben adına tehdit demezdim– çocukları. ‘Eğer odanızı toplamazsanız oyuncak hakkınızda oyuncak almam,’ demiştim de kıyametleri koparmıştı. ‘Sen çocuklara boyun eğmeyi mi öğretiyorsun. Ya biri çıkıp da “Sana kötü şekilde dokunacağım ve kimseye söylemeyeceksin, söylersen şunu şunu yaparım,” diye tehdit etse ve çocuk tehdidi ailede de gördüğü için normal bulup boyun eğse. Seninle çok pis bozuşuruz Ömer. Lütfen bir daha olmasın,’ diye azarlamıştı beni adamakıllı.”
“…Ben olmaz oğlum, bu senin yaşına uygun değil, dediğimde ne oluyor biliyor musun? Çocuğum kendi annesine öfke doluyor. Yerlere yatıp dakikalarca kararımı protesto ediyor. Çocuklar tutarlılıktan hoşlanır. Hayırlarımız evete dönüşüyorsa ya da ortamda ebeveynin hayır cevabını evete dönüştüren biri varsa çocuğun kafası karışır ve kendisinde bütün hayırları evete dönüştürme gücü var zanneder. İki yaş sendromu falan değil …”