...ilk zamanlarda bu tiksintide biraz da anlamamazlık karışıktı. Mektebin bahçesinde grup grup baş başa vererek Ahmetin dudaklarının kalın, Mehmet'i ellerinin beyaz ve yumuşak olduğunu, şu muallimin bu kıza biraz şaşı baktığını , dikiş hocasının asla koca bulamayacağını daima bir dudak büküşüyle birlikte söyleyen ve bütün düşünceleri bunlara benzer mevzular etrafında dönen arkadaşlarını anlamıyordu . Bu bahisler ona manasız ve lüzumsuz geliyordu.