Cihat

Dinmiş fırtınanın son bulutu! Bir tek sensin mavi gökte gezinen, Hüzün veriyor ışıklı güne Bir tek senin tasalı gölgen. Az önce kaplıyordun gökyüzünü ve şimşek Kolunu tehditle doluyordu sana; Ve sen gizemli bir gümbürtü kopararak Suluyordun aç gözlü toprağı yağmurunla. Yeter artık, gizlen! Zaman geçti, Fırtına dindi, toprak tazeleşti yeniden, Ve rüzgar, okşayarak yapraklarını ağaçların Kovuyor seni yatışmış göklerden.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Ödül sendedir, çünkü en yüce yargıç sensin; Ürününe en titiz değer biçebilensin, Ey güç beğenir usta, sen ondan hoşnut musun?
Sayfa 85·Kitabı okudu
Şiir
"SEVİYORDUM SİZİ ... "
Seviyordum sizi: ve bu aşk belki İçimde sönmedi bütünüyle; Fakat üzmesin sizi artık bu sevgi İstemem üzülmenizi hiçbir şeyle. Sessizce, umutsuzca seviyordum sizi, Kah ürkeklik, kah kıskançlıkla üzgün; Bu öyle içten, öyle candan bir sevgiydi ki, Dilerim bir başkasınca da böyle sevilin.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Çiçek
Kurumuş, kokusuz bir çiçek gördüm Sayfaları arasında bir kitabın; Bu unutulmuş çiçek, tuhaf hayallerle Doldurdu ruhumu ansızın: Nerede açtın? Ne zaman? Hangi baharda? Ömrün ne kadar sürdü ? Kim kopardı seni? Yabancı biri mi, tanıdık bir el mi? Ve neden konuldun buraya? Tatlı bir buluşmanın anısına mı? Uğursuz bir ayrılığın ya da? Yoksa baş başa bir gezinti miydi Issız kırlarda, gölgeli ormanda? Ve yaşıyor mu onlar bir yerlerde? Ve acaba neredeler şimdi? Yoksa solup gittiler mi artık Şu gizemli çiçek gibi?
Sayfa 72·Kitabı okudu
Şiir
Duruyorum karşısında düşünceli, Ayrılamıyor ondan gözlerim; "Ne kadar hoşsunuz!"derken dudaklarım, "Seni nasıl seviyorum!" diyor kalbim . . .
Sayfa 67·Kitabı okudu
Şiir
Reklam