Ne istiyorsun? Varlığını sürdürmek mi? Duygularının arzularının peşinden gitmek mi? Olgunlaşmayı ve olgunlaşmanın durmasını mı? Konuşmak mı? Düşünmek mi? Bunlardan hangisi istemeye değer sence? Bunların hepsini küçümseyebiliyorsan nihai amacın, tanrının ve aklın peşinden git. Ancak öncekilere değer vermek ve ölümle herhangi birinden mahrum kalacağımıza üzülmek aklın ve tanrının yolundaki bir engeldir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şu üç şeyi hiç unutma: Birincisi, yaptığın hiçbir şeyi rasgele yapma veya adaletin kendisinin yapacağından başkasını yapma. Dışarıdan başına gelenlerin hepsi şüphesiz rastlantısaldır ya da tanrısal öngörüye bağlıdır, fakat bundan dolayı ne rastlantıyı, ne de tanrısal öngörüyü suçla. İkincisi, ne tür olursa olsun her bir canlının, ana rahmine düşüşünden ilk soluk verişine ve ilk soluk verişinden ruhunu teslim edene dek hangi bileşenlerden oluştuğu ve nelere ayrışacağını düşün. Üçüncüsü, eğer aniden göğe doğru yükselip insana ait şeylere ve onların çeşitliliklerine bakacak olsaydın, insanları küçümserdin, çünkü aynı anda gökyüzünde ve esirde ağırlanan varlıkları da görürdün. Göğe ne kadar sık yükseltilirsen yüksel hep bunları, aynı türden fani şeyleri göreceksin. Bunlar için mi böbürleniyoruz?