Halk arasında Erika'nın Gülü diye adlandırılan bir bitki var. Bizim halktan bahsetmiyorum tabii, muhtemelen içinde Erika'lanın olduğu bir çöl halkı bu. Her bitki gibi susuz kalınca kuruyor fakat ölmüyor. Suyunu tamamen çekince bir top formuna bürünüyor. Sonra růzgârın da yardımıyla oradan oraya sürükleniyor. Yıllarca süren kuraklığın ardından bile ulaştığı ilk nemli yerde dallarını tekrar yayıyor. Bir de yağmura denk gelirse misler gibi çiçekleniyor. İste ben de şu
sıra kendimi bu bitkiye benzetiyorum Evet belki kurudum ama inatla ölmüyorum. Yesillenmem bir yağmura bakar ...
Okumak,yeni şeyler öğrenmek her zaman en iyi baş etme yöntemim oldu.Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğum bugünlerde de yine kitaplara sığınıyorum.
Susmanın su kenarındayız bugün
Ne kadar sevgiyle konuşsak —konuşuyoruz da—
—Korkuyoruz gözgöze gelince Hilmi Bey korkuyoruz
Sanki gözler rakiptir de birbirine —öyle değil mi
—Ve bir yokuştan iner gibi oluyoruz .Bir yokuştan bir yokuşa sürekli
— Nereye?
— Bilmem ki
Ellerimizde alkol sesleri, saçlarımızda
Alkol sesleri
Dağlarımızda, iç denizlerimizde
Ve günler günlerin içinde öyle yavaş ki